Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/5976 E. 2023/3533 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5976
KARAR NO : 2023/3533
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3319 E., 2020/3126 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, süresinden sonra yapıldığı anlaşılmakla; 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2018 tarihli ve 2017/450 Esas, 2018/209 Karar sayılı kararı ile;
Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 16 yıl 6 ay hapis ve 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/3348 Esas, 2019/553 Karar kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan sanık … yönünden re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık … hakkında ayrıca 58 inci maddesi uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 920,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.10.2020 tarihli ve 2020/6181 Esas, 2020/5528 Karar sayılı kararı ile;
“Eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi ve sanık …’ın ikinci kez tekerüre esas alınan ilamında tekerürere esas alınan ilamın uzlaşma kapsamına alınan “hırsızlık” suçu olması nedeni ile uyarlama yargılaması yaptırılmasının gerekmesi” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25/11/2020 tarihli ve 2020/3319 Esas, 2020/3126 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık … hakkında 58 inci maddesi uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 920,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesi, teşhis işlemi yaptırılmaması ve parmak izi incelemesi yapılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
4. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna,
5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olduğuna,
İlişkindir.

B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklardan …’un yanına gelen şahıslardan para aldığı ve uyuşturucu madde verdiği, …’un aldığı paraları …’a verdiğinin tespit edildiği, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen… ile …ın üzerinden ele geçen maddeler ve sanık …’in yere attığı 35 fişek maddenin eroin olduğunun tespit edildiği olayda; sanıkların tanıklar… ve …a uyuşturucu madde verdikleri ve karşılığında para aldıklarının ve alınan paranın sanık … tarafından diğer sanık …’a verildiğinin kolluk görevlileri tarafından görgüye dayalı olarak tespit edilmiş bulunması, tanıklar… ve … ‘da eroin cinsi uyuşturucu maddenin ele geçirilmiş olması, kolluk görevlilerinin müdahalesi üzerine sanık … tarafından tanıklarda bulunan maddelerle aynı şekilde beyaz kağıda sarılı halde ambalajlanmış 35 fişek halinde maddenin, diğer sanık …’da ise paranın olay tutanağını teyit eder şekilde ele geçirilmiş olması, tutanak tanıklarının görgüye dayalı, net, birbirlerini ve iddiayı tamamlayan anlatımları, tanıklar… ve …ın soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına alınan ilk ifadeleri, Dairemizin istemi üzerine istinabe suretiyle alınan ve keşfe dayalı, oluşa uygun birikişi raporu ile alışverişin gerçekleştiği yerin okula ve ibadethaneye yürüme mesafesi olarak 200 metreden yakın olduğunun tespit edilmiş bulunması ve kriminal raporların nazara alındığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin
uygulanmasına, suçun zicirleme olarak işlenmesi nedeni ile cezalarda artırım yapılmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olay tutanağı ve tutanağı doğrulayan tutanak tanık beyanları göz önüne alındığında sanıklar müdafilerinin eksik inceleme yapıldığına ilişkin itirazlarının yerinde ve sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafileri ve sanık …’in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2020/3319 Esas, 2020/3126 Karar sayılı kararında sanık … ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan … ve Üye …’nın karşı oyları ve oyçokluğuyla,
TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y Y A Z I S I
Suç tarihinde emniyet görevlilerinin yaptıkları çalışmalarda sanıklar … ve …’ın şüpheli hareketleri sebebiyle kolluk tarafından takibe alındığı sırada, yanlarına (haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan) tanıklar… ve …’ın geldiği, sanık … ile tanıklar arasında para karşılığında beyaz kağıda sarılı şüpheli bir madde alışverişiyle sanık …’in aldığı parayı diğer sanık …’a verdiğinin görüldüğü, bunun üzerine sanıklar ve kullanmak için uyuşturucu alan… ve …’ın yakalandığı,
Sanık …’in yere attığı uyuşturucu maddeler ile tanıkların üst aramalarında bulunan suç konusu uyuşturucu maddelerin aynı nitelikte olması, sanık …’da ise paranın olay tutanağını teyit eder şekilde ele geçirilmesiyle uyuşturucu ticareti yapma suçunun sübut bulduğu olayda,
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde tek uyuşturucu madde ticareti suçunu mu, yoksa zincirleme biçimde işlenmiş suç mu oluşturduğuna ilişkindir.
Dairemizin 2021/4917 esas sayılı dosyasında yer alan karşı oy yazısı içeriğinde, zincirleme suç kavramının teori ve YCGK kararları bağlamında irdelenmesiyle ulaşılan hukuki değerlendirmelerin mevcut dosya bakımından da geçerliliğinin kabulüyle somut olay değerlendirildiğinde;
5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinde yazılı biçimlerde seçimlik hareketler içeren ve doğal anlamda birden fazla hareket olmasına rağmen hukuki anlamda tek tipik hareketin varlığı kabul edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işleme iradesiyle hareket eden sanıkların olay yerinde buluştukları, uyuşturucu madde kullanıcısı olan ve suçun mağduru olmayan iki kişi ile birlikte bulundukları sırada oluşan uyuşturucu madde verme eyleminin; tek bir iradi karar ile yani tek uyuşturucu madde ticareti yapma kararı altında aynı yerde birbirini takip eden hareketlerle “değişik zaman” olarak kabul edilemeyecek aynı zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği, atılı suçun niteliği gereği birbiri ile bağlantılı birden fazla hareketin kendi içerisinde bir bütün oluşturduğu, dış dünyaya yansıyan birden fazla bedensel hareket olsa da hukuki anlamda tek fiille gerçekleştiği, birden fazla suçun oluşmadığı, dolayısıyla zincirleme suçun tipikliğine uygun biçimde birden fazla suçun olmadığı, bir bütün halinde tek suç oluştuğu, bu itibarla sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığı; ancak 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç işlenmesindeki özellikler,

sanıkların kastlarının ağırlığı ve güttükleri amaç gözetilerek cezalarının alt sınırın üzerinde tayin edilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan kararın bu gerekçelerle bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir. 24.04.2023