YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6174
KARAR NO : 2023/274
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunu esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin,08/12/2020 tarihli ve 2020/203 Esas, 2020/324 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 5 ay yıl hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11/02/2021 tarihli ve 2021/161 Esas, 2021/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına,
2. Eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın uyuşturucu madde sattığı bilgisinin alınması üzerine, kolluk kuvvetlerince yapılan fiziki takip neticesinde sanığın kendi sevk ve idaresinde olan araçta tanık …’e uyuşturucu madde verdiğinin tespit edilmesi üzerine, araçtan indikten sonra durdurulan tanık …’de uyuşturucu
maddenin ele geçirilmesinden sonra sanığın yakalanması için sanığın kullandığı aracın durdurulduğu, araç içerisinde bulunan tanık … ‘ın üzerindeki uyuşturucu maddeyi kolluk kuvvetlerine teslim ettiği ve daha sonra Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden sanığın aracında yapılan aramada sürücü koltuğunun başlığının içine gizlenmiş halde iki paket uyuşturucu maddenin bulunduğu olayda; her iki kullanıcının uyuşturucu maddeyi sanıktan aldıklarını beyan ederek sanığı teşhis etmeleri ve tanıklarda ele geçen uyuşturucu maddeler ile sanıkta ele geçen uyuşturucu maddenin aynı nitelikte olması gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, sanığın hem … hem de …’ya birer paket uyuşturucu madde satması nedeniyle eylemini bir suç işleme kararını icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla gerçekleştirdiğinden 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi gereğince sanığa verilen cezadan 1/4 oranında artırım yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Temyiz incelemesi sonucunda;
A. Sanığın uyuşturucu madde sattığı bilgisi üzerine yapılan fiziki takip sonrasında sanığın, tanık …’e uyuşturucu madde verdiğinin görüldüğü, bu alışverişin duruşmada dinlenen tutanak tanıkları ile doğrulandığı, daha sonra tanık …’da ve sanığın aracında aynı nitelikte uyuşturucu maddenin ele geçtiği, tanık beyanlarının yapılan fiziki takiple uyumlu olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, B bendinde belirtilen husus dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin” ihtarının belirtilmemesinin 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin son cümlesine aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11/02/2021 tarihli ve 2021/161 Esas, 2021/296 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasında yer alan, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline,” ibaresinden sonra gelmek üzere, “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17/01/2013 tarihinde karar verildi.