YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6192
KARAR NO : 2023/5849
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
TUTUKLU
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1793 E., 2021/455 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafileri
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2020 tarihli ve 2020/246 Esas, 2020/373 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2020/1793 Esas, 2021/455 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması gerektiğine,
4. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık savunmalarında özetle uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu, kimseye uyuşturucu madde satmadığını beyan etmiş ve suçlamaları kabul etmemiş ise de; soruşturma ve kovuşturma
aşamasında alınan beyanlar, tape kayıtları, ifade tutanakları, fiziki takip tutanakları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; yapılan iletişimin tespiti neticesinde 09.04.2019, 19.04.2019, 27.05.2019 ve 31.05.2019 olarak anlatılan olaylarda sanıkla tanıkların yaptıkları görüşmelerden sonra bir araya geldikleri ve sanığın uyuşturucu madde verdiği anlaşılmış olup suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın uyuşturucu madde satışı yaparak uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine ve ayrıca evinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı tespit edilen hassas teraziyi uyuşturucu madde satışı yapmak üzere bulundurduğuna yönelik tam bir vicdani kanaate varılmıştır. Böylelikle sanığın 09.04.2019, 19.04.2019, 27.05.2019 ve 31.05.2019 tarihli olaylarda üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması bakımından yapılan değerlendirmede ise, 27.05.2019 tarihli olayda yapılan iletişimin tespiti sonucu alınan tape kayıtlarında sanık ile …’ın ikamet etmekte olduğu Yüzbaşılar köyünde bulunan sağlık ocağında buluşmak üzere anlaştıkları, …’ın Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan beyanı ile kollukta müdafi eşliğinde alınan beyanında, tanık …’nin mahkeme huzurunda alınan beyanı ile kollukta müdafi eşliğinde alınan beyanında, tanık …’nün kollukta müdafi eşliğinde alınan beyanında söz konusu maddeyi …nin sanıktan sağlık ocağının bahçesinde aldığını beyan ettikleri, yine tanıkları Yüzbaşılar köyüne götüren ticari taksinin şoförlüğünü yapan …’in tanık sıfatıyla alınan beyanı ile yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda uyuşturucu madde ticaretinin meydana geldiği yerin Yüzbaşılar köyü sağlık ocağının girişinin 1,50 metre yanında meydana geldiğinin tespit edildiği, … İl Sağlık Müdürlüğünün 04.11.2020 tarihli cevabi yazısı ile Yüzbaşılar köyü sağlık ocağının olay tarihinde faal olarak hizmet verdiğinin bildirildiği anlaşılmakla; tape kayıtları, fiziki takip tutanağı, keşif tutanağı ve alınan beyanlar hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 27.05.2019 tarihinde … ile köyde bulunan sağlık ocağında buluşarak uyuşturucu madde ticaretini gerçekleştirdiği ve suça konu maddelerin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde yazılı yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içinde verildiği kanaatine varılmakla cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın eylemini zincirleme bir şekilde gerçekleştirdiği anlaşıldığından eylem sayısı nazara alınarak cezasında 1/3 oranında arttırım yapılmasına, sanığın sabıkalı kişiliği ile kişilik özellikleri ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılmasına yer olmadığına gerekçesiyle, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2020/1793 Esas, 2021/455 Karar sayılı kararında sanık ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.