YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6213
KARAR NO : 2023/5845
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
TUTUKLU
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/149 E., 2021/199 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini
gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/30 Esas, 2020/413 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 83.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B…. Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2021/149 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; “22.4.2019 günü saat 00.16 da İpsala kara hudut kapısından Türkiye’ye giriş yapan sanığın idaresindeki çekici ve dorseden ibaret araçta, olay tutanağına göre 22.4.2019 tarih saat 17.00 de alınan ihbar sonrasında, Türkiye’ye giriş zamanından bir gün sonra, 23.4.2019 günü saat 5 de,… İli … ilçesinde park yerinde, yapılan aramada, dorsede uyuşturucu maddenin ele geçmesi karşısında; uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerin yurda giriş yapılan yere uzaklığı ve birgün sonra ele geçirilmesi dikkate alındığında, uyuşturucu maddenin yurt dışından araca yüklendiğine ilişkin şüpheyi aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı anda, uyuşturucu maddenin yurt dışından yüklendiğini belirtir sanık beyanlarının, ithal suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım sayılıp, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın hukuka aykırı olduğuna, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Parmak izi incelemesi yaptırılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 4. Uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği çekici ile çekiciye takılı dorse aracın müsadere edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık …’nın Kosova’dan Türkiye’ye içerisinde uyuşturucu madde olduğunu bildiğini ve söz konusu maddeleri Türkiye’ye getirmek amacıyla yola çıktığını ikrar ettiği, şoförlüğünü yaptığı tır aracı ile İpsala Kara Hudut kapısından 22.04.2019 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığının dosyada mevcut sanığa ait gümrük kayıtlarından da anlaşıldığı, Türkiye’ye giriş işlemlerinden sonra aracın ve sanığın … ilçesi … tır otoparkında olduğunun tespit edildiği, araçta yapılan aramada aracın dorse kısmının ön sırt bölümündeki tahtaların söküldüğünde tabandan tavana kadar tahmini 40 cm genişliğinde özel bölme yapılarak zula amaçlı bölüm oluşturulduğunun tespit edildiği, söz konusu bu bölümde 203 paket halinde 234954 gram esrar ele edilebilir kenevir ele geçirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçunu tüm unsurları ile tamamlamış bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Sanığın aşamalarda vermiş olduğu beyanları ve ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğunu, soruşturma aşamasında kendisinin kolluk görevlileri ile işbirliği yaparak uyuşturucu maddeleri teslim alacak şahısların yakalanmasını sağlayacağını beyan ettiği ve isimlerini ”…olarak bildiği …”, ‘…’, ”…’ isimli şahısların suçun asıl sanıkları olduğunu, …isimli şahsı yanına gönderen kişilerin ise…ve …isimli şahıslar olduğunu düşündüğü, uyuşturucu maddelerin üzerinde bahsettiği şahısların parmak izlerinin olduğunu ve bu şahısların … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/119 Esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılanan kişiye uyuşturucu maddeleri veren şahıslarla aynı kişiler olduğunu beyan ederek hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep etmiş ise de, sanığın taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinde; sanık … suçu işlediğine yönelik aşamalarda vermiş olduğu beyanlarında samimi ikrarlarda bulunmuş; fakat bu beyanların resmi makamlar tarafından haber alındıktan sonra verildiği dolayısı ile resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce diğer suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesini sağlamadığı, uzun yıllardır tır şoförlüğü yapan sanığın sadece bir koli A4 kağıdı taşımak için Kosova’dan Türkiye’ye gelmesinin uluslararası taşımacılık işinde olağan sayılmaması kaldı ki bu amaçla gelmiş bile olsa bir koli A4 kağıdını teslim edeceği firma ve işyeri bilgilerinin dosyada mevcut olmaması, sanıktan habersiz aracının alınıp araçta özel bölme şeklinde zula oluşturularak uyuşturucu maddenin araca yüklenip sanığın bu durumdan
habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık samimi ikrarlarda bulunmasaydı dahi söz konusu durumun şüpheli olduğunun tespit edilebileceği ve yeterli delilin bulunduğu, bu nokta da salt sanığın beyan ve ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunmadığının anlaşıldığı, dosyada mevcut 23.04.2019 tarihli tutanakta belirtildiği üzere sanık …’nın yakalanan uyuşturucu maddeleri almak için telefon görüşmesi yapacağı ve bu konuda kolluk kuvvetlerine gönüllü olarak yardımcı olabileceğini beyan etmesi üzerine bahse konu tır aracının bulunduğu … ilçesi … tır otoparkına sanık ile beraber gidildiği sanığın kullandığı GSM hattından ”+381 66 542 38 56” numaralı GSM hattını kullanan telefonda FILMAGJIA olarak kayıtlı şahıs ile toplam 7 defa whatsapp üzerinden arama yapıldığı, sanığın beyanına göre uyuşturucu maddeleri alacak şahısların söz konusu otoparka geleceğini ve orada beklemesi gerektiğini …’ya söylediğini beyan ettiği; ancak yapılan son telefon görüşmesinde bir sorun ortaya çıktığı bu nedenle şahısların maddeleri teslim almaya gelmediğinin anlaşıldığı, sanığın beyanlarının soyut beyan olarak kaldığı ve bahsettiği diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmediğinin anlaşıldığı, sanık … ”Fılmagjıa takma isimli …” isimli şahıstan soruşturma aşamasından itibaren bahsediyor olsa da İnterpol aracılığı ile yapılan araştırmalarda bu şahıs ile ilgili herhangi bir tespitin yapılamadığının anlaşıldığı, yine aynı şekilde dosya arasına alınan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/119 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde sadece ”…’ ve ”…’ isimli şahısların ”uyuşturucu madde ithal etme” suçundan sanık olarak yargılandıkları, sanık …’nın bahsettiği diğer iki isim olan ”… olarak bilenen …” ve ‘…’nin dosya kapsamında sanık olarak yargılanmadıkları ve haklarında dosyaya yansıyan herhangi bir soruşturma ve kovuşturma bulunmadığı bu haliyle ”…’ açısından değerlendirildiğinde ise … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/119 Esas sayılı dosyasına konu suçun suç tarihinin 08.02.2020 olduğu, sanık …’nın ise söz konusu isimleri çok uzun bir zaman sonrasında mahkemenin 20.08.2020 ve 07.10.2020 tarihli duruşmasında bildirdiği, bu süre zarfında ”…’ hakkında 08.02.2020 tarihi itibari ile zaten adli işlemlerin başlatılmış bulunduğu hali hazırda yargılamalarının devam etmekte olduğu, incelenen dosya kapsamında sanık ”…’ hakkında yakalama kararı bulunduğu bu nedenle de mahkemece tanık olarak dinlenilmesine tevessül edilmediği, … Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 14.06.2019 tarihli dosya arasında mevcut parmak izi ekspertiz raporuna göre söz konusu uyuşturucu maddelerin bulunduğu 203 paketin paketlenmesinde kullanılan materyallerde yapılan çalışmada 18 adet parmak ve avuç izinin kime ait olduğunun tespit edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’nın bahsettiği şekilde diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmediğinin anlaşılması neticesinde sanık … hakkında yasal şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.
Sanığın sübut bulan ”uyuşturucu madde ithal etme” suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun konusunun önem ve değeri, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik, gizli bölmeler oluşturularak zula yapılmış vaziyette Türkiye’ye sokulmaya çalışıldığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği çekici ile çekiciye takılı dorse aracının sanık … tarafından satın alındığı, ruhsatının kendisinde bulunduğu ve kendisi tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, söz konusu araçta uyuşturucu madde ithal etme amacına yönelik gizli alanlar oluşturularak zula amaçlı bölmeler oluşturulduğu, ele geçirilen uyuşturucunun maddenin araç olmaksızın ithal işleminin gerçekleşmesinin söz konusu olamayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, bahse konu tır aracının kasıtlı suçun işlenmesinde kullanıldığının anlaşıldığı; tır araçlarının ise ”çekici” ve ”dorse” den oluştuğu, 2918 sayılı Kanun uyarınca çekici ve dorsenin ayrı ayrı plakalardan oluştuğu, dorsenin tek başına hareket kabiliyetinin olmadığı ancak çekici tarafından çekildiğinde hareket edebileceği gerekçesiyle ve söz konusu uyuşturucu maddelerin dosyada mevcut tutanaklarından da anlaşıldığı üzere aracın dorse kısmında yakalanması sebebi ile dorse ile çekicinin birlikte müsaderesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince şahit numunelerin müsadere edilmemesi ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmemesi nedenleriyle oluşan hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın içerisinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulunan tırla İpsala sınır kapısından ülkeye giriş yapacağı yönünde edinilen bilgiler ve bu bilgileri doğrulayacak şekilde sanığın olay günü belirtilen sınır kapısından ülkeye giriş yapması, sanığın yabancı uyruklu ve Türkçe bilmemesi nedeniyle tercüman yardımından faydalanması, aracın yabancı plakalı olması, ülkeye giriş yaptıktan sonra geçen süre, uyuşturucu maddelerin aracın dorse kısmında özel bölme yapılarak gizli bölme amaçlı oluşturulan bölümde ele geçirilmesi, suç konusu uyuşturucu maddenin paket sayısı ve miktarı ile ele geçiriliş şekli dikkate alındığında, sanığın uyuşturucu maddeleri yurtdışından getirdiğine dair beyanı olmasa da, tüm dosya kapsamından uyuşturucu maddelerin yurt dışından getirildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki
bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle… Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2021/149 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise… Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.