YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/696
KARAR NO : 2022/10886
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
Mahkeme : İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Mahkûmiyet: İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesi
21/01/2020 tarih, 2019/40 esas ve 2020/14 sayılı karar
2- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 28. Ceza Dairesi, 06/10/2020 tarih, 2020/2019 esas ve 2020/241sayılı karar
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303. maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup; bölge adliye mahkemesince, “Sanık hakkında TCK’nın 188/4-b maddesinin uygulanmaması gerektiği” hususunda karar verilebilmesi için, CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra takdir hakkı kullanılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 06/10/2020 tarih, 2020/2019 esas ve 2020/241 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, tutuklama şartlarında değişiklik olmaması, bozma nedeni ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde Üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/14 K. sayılı kararıyla, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan dolayı TCK’nın 188/3, 188/4(a-b) ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş; hükmün istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 2020/241 sayılı kararıyla, suçun işlendiği yer olan kahvehanenin TCK’nın 188/4-b maddesinde sayılan yerlerden olmadığı ve bu maddede sayılan yerlere de yakın olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında TCK’nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşulunun oluşmadığı belirtilerek, ilk derece mahkemesi hükmünden TCK’nın 188/4-b maddesinin uygulanmasına dair kısımların çıkartılması suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde; CMK’nın 280/1-a bendi hükmü gözetilerek, bölge adliye mahkemesince “Sanık hakkında TCK’nın 188/4-b maddesinin uygulanmaması gerektiği” hususunda karar verilebilmesi için CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; bölge adliye mahkemesi hükmünün, diğer yönleri incelenmeksizin, bozulmasına karar verilmiştir.
CMK’nın 280/1-a maddesinde, “Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; ilk derece mahkemesinin kararında … 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, … karar verir.” denilmekte;
Mezkur hükmün atıfta bulunduğu 303. maddenin 1 (a) bendinde ise; hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate … hükmolunması gerekirse” bölge adliye adliye mahkemesinin davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebileceği belirtilmektedir.
CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, bölge adliye mahkemesince delil değerlendirmesi yapılabilmesi için her durumda duruşma açılması zorunlu olmayıp,
dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan deliller incelendikten sonra, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden belli sonuçlara ulaşılması halinde, dosya üzerinden karar verilmesi mümkün bulunmaktadır. Belirtilen düzenlemelerde; bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf incelemesi sırasında, ilk derece mahkemesince cezayı artıran nitelikli hallerin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde, duruşma açılmaksızın hukuka aykırılığın düzeltilebileceği açıkça belirtilmiş değilse de; anılan hükümlerin düzenleniş amacı dikkate alınarak, bölge adliye mahkemesince, dosyada mevcut delillere göre, cezayı artıran nitelikli hallerin uygulanma şartlarının bulunmadığına kanaat getirilmesi durumunda, CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri çerçevesinde duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi hükmünden nitelikli hallerin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceğini kabul etmek gerekir. Başka bir ifadeyle; “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate hükmolunması gerektiğinde” hükümdeki hukuka aykırılığı duruşma açmaksızın düzeltme yetkisi bulunan bölge adliye mahkemesinin, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden, cezayı artıran nitelikli hallerin hükümden çıkartılması gerektiğinde” de duruşma açmaksızın aynı yetkiyi kullanabileceğinde tereddüt bulunmamak gerekir.
Bu itibarla; CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, temyiz talebine konu olayda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin duruşma açmadan “hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği görüşünde olduğumdan; sanık müdafiinin temyiz talebine istinaden, bölge adliye mahkemesi hükmünün esastan incelenmesi gerekirken, duruşma açılmadan karar verildiği gerekçesiyle, diğer yönleri incelenmeksizin bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 31.10.2022