YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7190
KARAR NO : 2023/841
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/261 Esas, 2020/374 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2021/117 Esas, 2021/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, resen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
A. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
B. Somut, yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına; beraat kararı verilmesi gerektiğine,
C. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna,
Ç. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
D. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
E. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
F. Önleme arama kararına dayanılarak arama yapılamayacağına,
G. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Otogar içerisinde ring görevinin ifası sırasında şüphe üzerine durdurulan sanığa ait çanta içinde önleme arama kararına istinaden yapılan arama sonucu kokain ihtiva eden toplam 368 gram madde ele geçirilen olayda;
Sanığın çantasında zulalanmış halde ele geçen kokainin kişisel kullanım miktarının üzerinde olduğu, sanığın maddi durumu itibarıyla kullanmak amacıyla bir defada belirlenen miktarda kokain almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu gözetilerek suça konu kokaini kullanım amacı dışında bulundurduğu ve suçun sübuta erdiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Temyiz incelemesi neticesinde; İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığa ait çantada önleme arama kararına istinaden yapılan aramanın usul ve yasaya uygun olduğu, suça konu uyuşturucu maddenin rızaen teslim edilmemesi halinde dahi önleme arama kararına istinaden yapılan arama ile ele geçirilebilir halde bulunduğu, bu nedenle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu, hukuka uygun olarak toplanan delillerin mahkûmiyet hükmüne esas alınabilecek yeterlilikte olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2021/117 Esas, 2021/304 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan
temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.