YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7191
KARAR NO : 2023/4054
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/11 E., 2016/316 K.
SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın denetim yükümlülüklerine uymaması ile … Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. … (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama yönünde görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, olay tarihinde durumundan şüphelenilmesi nedeniyle durdurmak istenilen sanığın kolluk görevlilerini görünce hızlı bir şekilde sağ elinden beyaz renkli bir cisimi yol kenarına doğru yere attığının farkedilerek sanığın attığı maddenin muhafaza altına alındığı, atmış olduğu maddenin uyuşturucu madde olduğunun tespiti ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ancak sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığı anlaşılmakla; erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı, sanığın üzerine atılı suç sabit olduğu gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
A. Sanık hakkında UYAP kayıtlarında yapılan incelemede 27.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 17.11.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın denetim yükümlülüklerine uymaması ile 11.09.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği ve … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/736 Esas, 2015/1101 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamada 25.12.2015 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 12.01.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı ile yapılan yargılamada sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, 27.09.2014 tarihli ve temyiz konusu 27.10.2015 tarihli eylemler bakımından iki ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesi verildiği görülmekle, sanık hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği anlaşıldığından dosyasının getirtilerek bu dosya içine konulması ve incelenmesi, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
B. Kabule göre, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya içerisinde denetime açık bir şekilde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
C. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve mercinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 11.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın
infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.