Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/7220 E. 2023/4323 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7220
KARAR NO : 2023/4323
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/77 E., 2016/270 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında 14.04.2014 tarihindeki eylemi nedeniyle 09.09.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden 05.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası yollamasıyla 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle doğrudan kamu davası açılmıştır.
3. … (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2016/77 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; olaya ilişkin kabul ve ikrarının mahkemece dikkate alınmadığına, hakkında erteleme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde durumundan şüphelenilerek görevlilerce durdurulduğu, sağ eli avuç içerisinde beyaz peçetede uyuşturucu madde bulunduğunun görülmesi üzerine bu maddenin muhafaza altına alındığı, sanığın kan ve idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullandığının saptandığı görülmekle yapılan soruşturmada sanık hakkında daha önce 14.04.2015 tarihli eylemi nedeni ile 09.09.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden doğrudan kamu davası açılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması” kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme
kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır.
Somut olayda, sanığın 05.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, UYAP ve adli sicil kaydından yapılan incelemede, sanığın 14.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığınca, 09.09.2014 tarihli karar ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, sanığın yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle 11.09.2015 tarihli iddianame ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/655 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Dairemizin 08.03.2016 tarih, 2020/18791 Esas, 2023/1960 Karar sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmakla;
Sanık hakkında, daha önce 14.04.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, 09.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 09.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun oluşmadığı zira Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, 09.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için inceleme konusu 05.10.2015 tarihli eylemin de erteleme kararı kesinleşmeden işlenmiş olduğunun göz önüne alınması gerektiği anlaşıldığından, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/655 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak olağanüstü kanun yoluna başvurulması için bildirimde bulunup, sanık hakkında kullanmak için
uyuşturucu madde suçundan açılan tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilip, doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2016/77 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.