Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/7246 E. 2023/1017 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7246
KARAR NO : 2023/1017
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2019/626 Esas, 2020/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 16 yıl 6 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/3662 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,

4. Tanık…’in mahkemece beyanının alınmaması ve soruşturma aşamasındaki ifadesinin de okunmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Rutin çalışmalar sırasında, iki şahsın cami avlusuna girerek orada bulunan dört şahıs ile buluştuklarının görülmesi üzerine yapılan fiziki takipte; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık… ve sanık …’in cami avlusunda bir araya geldikleri, sanığın tanık…’e bir madde verdiğinin, tanık…’in de karşılığında para verdiğinin kolluk görevlilerince görüldüğü, müdahale edildiğinde tanık…’in yere attığı sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde ve sanığın yere attığı aynı nitelikteki net 1 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde ile sanıktan 400 TL para ele geçirilen olayda; sanığın eyleminin alışveriş anını görür fiziki takip, tutanak tanıklarının mahkeme ifadeleri, tanık ve sanıktan ele geçen maddelerin aynı nitelikte olması, tanık … ile diğer tanıklar …. ve M…’in kolluk aşamasındaki beyanlarıyla sabit olduğu, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gerekçeleriyle, sanığın cami avlusunda sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde satışı yapması sebebi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, sanığın geçmiş sabıkalı hali, fiilinden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak olumlu kanaat edinilmemesi ve mükerrir kişiliği dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi hükmünde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

A. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan
değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,

B. Hükmün 10/a nolu bölümündeki; İstanbul Anadolu Adli Emanetinin 2019/18742 sırasında kayıtlı olan 400 TL paranın, 50 TL’sinin suçtan elde edildiği, ancak 350 TL’lik kısmının uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, 50 TL’lik kısmın 5237 sayılı Kanun’un 55 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine, kalan 350 TL’lik kısmın ise sanığa iadesi yerine, yazılı şekilde ele geçen paranın tamamının 5237 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,

Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/3662 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibaresinin eklenmesi,

B. 1 10/a nolu bölümünün hükümden çıkartılıp yerine, “İstanbul Anadolu Adli Emanetinin 2019/18742 sırasında kayıtlı olan 400 TL paranın, 50 TL’lik kısmın 5237 sayılı Kanun’un 55 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine, kalan 350 TL’lik kısmın ise sanığa iadesi” ibaresinin eklenmesi,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 13.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.