YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7387
KARAR NO : 2023/1018
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde
temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/371 Esas, 2020/57 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2021/193 Esas, 2021/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle temyiz talebinin esastan reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
4. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna,
5. Sanığın kan ve idrar örnekleri alınmaması sebebiyle delillerin eksik toplandığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Rutin çalışmalar sırasında sanık …’ın sürücüsü, tanık …’ın ise yolcusu olduğu araçtan şüphelenilmesi üzerine yapılan fiziki takipte; sanığın araçtan inip uzaklaşıp bir müddet sonra araca geri geldiğinde araçta bulunan tanığa bir madde verdiğinin kolluk görevlilerince görülmesi üzerine müdahale edildiği, sanığın kaba üst araması yapılacağı sırada kabarıklık farkedilen pantolonunun cebinden çıkartıp rızasıyla 6 adet şeffaf kilitli poşette net 0,5 gram esrar ve şeffaf poşet içinde 3 adet folyoya sarılı net 0,3 gram kokaini kolluk görevlilerine teslim ettiği olayda; sanığın eyleminin fiziki takip, tutanak tanıklarının mahkeme beyanları, tanığın kolluktaki ifadesi, sanıktan ele geçen maddelerin paketler halinde ve çeşitli nitelikte olmasıyla sabit olduğu, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gerekçeleri ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1- Sanığın, tanık …’ın mahkeme aşamasında kısmen döndüğü kolluk aşamasındaki bilgi sahibi sıfatıyla alınan soyut beyanı ile olayın oluşuyla örtüşmeyen ve tutanak tanığının mahkeme beyanı ile de çelişki içeren olay tutanağı içeriği dışında aleyhine mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı aşamada, tüm beyanlarında söz konusu uyuşturucu maddeleri parasını verip kendisi ile tanık … için aldığına dair ikrarıyla, çeşitliliğe rağmen suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarı da dikkate alınarak, kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2021/193 Esas, 2021/364 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.