YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7474
KARAR NO : 2023/1103
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ancak, sanığın temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verilmediği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanığın temyiz isteminin ise reddi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanık müdafiinin temyizine hasren inceleme yapılarak gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/155 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2020/1590 Esas, 2021/159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun olması nedeniyle temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Mahkûmiyete yeter, kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına,
2. Tutanak mümzilerinin dinlenmesi gerektiğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Adli arama kararı olmaksızın delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
5. Duruşmada okunmayan ve tartışılmayan bir delilin hükme esas alınamayacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İhbar üzerine uygulanan iletişimin tespiti tedbiri ile yapılan fiziki takip sonucu, 13.02.2021 tarihinde buluştukları tespit edilen sanık ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan …’ın ayrılmalarının akabinde …’da esrar maddesi ve 21.02.2021 tarihinde buluştukları tespit edilen sanık ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan…’ın ayrılmalarının akabinde,…’da MDMA ihtiva eden hap ele geçen olayda; … ve…’ın sanık aleyhine beyan ve teşhisleri, tape içeriklerinin fiziki takip tutanakları ile uyumlu olması, sanığın çelişkili beyanları karşısında her iki olayda uyuşturucu madde satma eyleminin sabit olduğu, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği ve 21.02.2021 tarihli olayda eylemin okula 200 metreden yakın mesafede gerçekleştiğinin keşif ve bilirkişi raporu ile tespit edilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli karar başlığında tutuklama tarihinin yazılmaması, suç tarihinin hatalı yazılması ve “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” karar verilmemesi nedeniyle hükme yapılan eleştiriler dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli olayda suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 21.02.2019 tarihli olay yönünden suça konu maddenin rızaen teslim edilmesi nedeniyle delilin hukuka uygun olarak elde edildiği, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla dinlenildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. İhbar üzerine sanığa ait olduğu tespit edilen hat için 07.02.2019 tarihli kararla 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine karar verildiği ve sanığın fiziki takibe alındığı, 13.02.2019 tarihinde sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan … ile buluştuğu, sanığın metruk bir eve girip çıkmasından
sonra …’ın elinde bir poşetle ayrıldığı, buluşma sonrası derhal müdahale edilmediği, …’ın otobüse bindiği ve bindiği otobüsün durdurulması sonucu …’a ait poşet içinde uyuşturucu madde ele geçirildiği anlaşılmakla; 13.02.2019 tarihli olay yönünden iletişimin tespiti tedbiri ve fiziki takibe rağmen dosya içerisinde hiçbir arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; 5271 sayılı Kanun’un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış “adli arama kararı” ya da “yazılı arama emri” bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin dosya içine getirilmesinden sonra sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı takdir ve tayin edilerek sanığın hukuki durumu değerlendirildikten sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
B. İletişimin tespiti ve fiziki takip sonucu sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan…’a uyuşturucu madde verdiği yerin okula 200 metreden yakın mesafe içinde bulunduğu kabul edilen 21.02.2019 tarihli olayda ise; 21.02.2019 tarihli fiziki takip tutanağını düzenleyen kolluk görevlileri hazır edilip tanık olarak dinlenilerek sanığın suça konu maddeyi verdiği yerin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti ile bu yerin, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen yerlere mutad ulaşım yolları ile (yaya yürüme ya da araçla tespit edilecek) mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığının tespiti gerekirken, talimat mahkemesince yapılan keşifte fiziki takip tutanağını düzenleyen kolluk görevlilerinin yer göstermesi sağlanmadan ve mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmeden dosyanın doğrudan bilirkişiye tevdi edilmesi sonucu hazırlanan rapora istinaden eksik araştırma ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza artırımı yapılması,
C. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
D. İlk Derece Mahkemesi ile İstinaf Mahkemesi hükmünden önce 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bentlerde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2020/1590 Esas, 2021/159 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un
302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.