YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7759
KARAR NO : 2023/1044
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/163 Esas, 2019/97 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 56.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2021/555 Esas, 2021/579 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Dosyada delil bulunmadığına,
3. Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna,
4. Yeniden keşif yapılması gerektiğine,
5. Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
18.07.2019 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’in üst aramasında 1 paket metamfetamin, 21.07.2019 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’in üst aramasında 1 paket metamfetamin, 30.07.2019 tarihinde istihbari bilgi üzerine usulüne uygun yapılan aramada sanığın üst aramasında 1 paket, içinde olduğu araçta 2 paket olmak üzere toplam 3 paket net 59,5 gram metamfetamin ele geçirilen olaylarda, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, olayların gerçekleşme biçimleri, ele geçen maddelerin miktarı ve sayısı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı bulunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, birinci ve ikinci eylemlerin okula ve camiye 200 metreden yakın mesafede gerçekleştiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin “ 18.07.2019, 21.07.2019 ve 30.07.2019” yerine “21.07.2019” olarak gösterilmesi, Mahkemesi tarafından düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, yeniden keşif yapılması yönündeki talebin reddine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 18.07.2019 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’in üst aramasında 1 paket metamfetamin, 21.07.2019 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’in üst aramasında 1 paket metamfetamin, 30.07.2019 tarihinde istihbari bilgi üzerine usulüne uygun yapılan aramada sanığın üst aramasında 1 paket, içinde olduğu araçta 2 paket olmak üzere toplam 3 paket kişisel kullanım miktarı üzerinde metamfetamin ele geçirildiği, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, olayların gerçekleşme biçimleri, ele geçen maddelerin miktarı ve sayısı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı bulunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Dosya kapsamından, 18.07.2019 ve 21.07.2019 tarihli eylemlerde uyuşturucu olduğu kabul edilen maddenin satışlarının, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanıklar Mehmet ve …’in sevk ve idaresindeki özel araçların içerisinde gerçekleştiği anlaşılmakla, araçların “umumi veya umuma açık yerler” olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2021/555 Esas, 2021/579 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üyeler … ve …’in karşı oyu ve oy çokluğu ile BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli 2020/327 esas ve 2021/145 sayılı kararı gereğince özel araçların “umumi veya umama açık yer” kapsamında olmadığı, bu sebeple dosyamızda 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulları bulunmadığı şeklindeki çoğunluk görüşüne; yasa koyucunun fıkrada belirtilen kurumların özelliğini ve burada verilen hizmetin niteliğini gözeterek söz konusu düzenlemeyi yapmış olması, uyuşturucu satıcısı sanığın satışa arz için suça konu uyuşturucu maddeleri üzerinde bulundurduğu halde 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi belirtilen yere 200 metreden yakın mesafede durmakta olan tanığın aracının yanına geldiği, daha sonra araca binerek burada uyuşturucu maddeyi sattığı, bu haliyle sanığın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki seçimlik hareketlerden satış için bulundurma, satışa arz etme ve satış eylemlerini aynı anda işlediği, satış için bulundurma ve satışa arz etme eylemlerinin aracın yanına geldiği noktada 200 metrelik mesafe içinde gerçekleştiği dolayısıyla bu eylem yönünden 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin unsurlarının oluştuğu, araç içerisindeki satış için CGK kararı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmayacağı düşünülse bile, satış için bulundurma ve satışa arz eylemleri yönünden oluştuğu, zira sanığın aynı eylemiyle 5237 sayılı Kanun’un188 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında birden çok seçimlik hareketi gerçekleştirmesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince ağır olan eylemi açısından cezalandırılması gerekliliği de nazara alındığında bu hususun yasal zorunluluk olduğu, bu nedenlerle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle katılmamaktayız. 15.02.2023