YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8312
KARAR NO : 2023/950
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/110 Esas, 2020/332 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2021/312 Esas, 2021/660 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Aramanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın sürücüsü olduğu aracın dış görünüm itibariyle yapılan kontrolünde ön yolcu koltuğu önünde paspas üzerinde net 60 gram eroin içeren maddenin ele geçirildiği olayda, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sanığa ait olduğunun sanığın bu husustaki kabulü ile sabit olduğu, sanığın uyuşturucu maddeyi İstanbul’dan 3.000,00 TL’ye aldığı yönündeki beyanı ve yine aynı şekilde sanık üzerinde ele geçirilen
uyuşturucu maddenin kişisel kullanım miktarının çok üzerinde olması, uyuşturucu maddenin cinsi ve miktarı göz önüne alındığında sanığın bu miktardaki maddeyi kısa sürede tüketemeyeceğinin mahkeme tarafından değerlendirme konusu yapılacağı düşüncesiyle bu şekilde bir savunma geliştirmesinin suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik çaba olarak değerlendirildiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi hükmünün “2” nolu bendinin ikinci paragrafında, suça konu madde “eroin” yerine “sentetik kannabinoid” olarak yazılmış ise de; bu hususun mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğu kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 2559 sayılı Polis ve Vazife Selahiyet Kanunu’nun (2559 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi uyarınca, bir suçla karşılaştığında hizmet branşına bağlı olmaksızın suça el koymak ve delilleri tespit edip, muhafaza altına almak ile görevli ve yetkili olan kolluk görevlilerinin, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenimden kaynaklanan makul sebebe dayalı olarak aracı durdurma ve araçta bulunanlara müdahalede bulunma hak ve gerekliliğinin ortaya çıktığı, aracı durduran görevlilerin 2559 sayılı Kanun’un dördüncü maddesinin (A) fıkrasının verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, kaçmalarını, kendilerine veya başkalarına zarar vermelerini önlemek ve silah ya da tehlike oluşturan diğer bir eşyadan arındırmak amacıyla sanık ve aracı kontrol etmek istedikleri sırada, aracın yolcu koltuğu paspası üzerinde gözle görülür ve açık vaziyette çıtçıtlı buzdolabı poşeti içerisinde 60 gram eroin içeren maddeye el konulmasının; “Gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma” anlamlarına gelen arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, gerekçeli kararın kanunun aradığı şartları taşıdığı, sanık hakkında alt sınırdan cezaya hükmedildiği ve sanığın etkin pişmanlık uygulanmasını gerektirir bir eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.03.2021 tarihli ve 2021/312 Esas, 2021/660 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.