Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/8417 E. 2023/3951 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8417
KARAR NO : 2023/3951
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/866 esas numarasında kayıtlı dosya ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği

temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında 28.11.2014 tarihli eylem nedeniyle Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/6584 soruşturma sayılı dosyası üzerinden 29.04.2015 tarihinde dava açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir.
B. Sanığın 11.07.2015 tarihli eylemi ile denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülükleri ihlal etmesi nedeniyle, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2015 tarihli ve 2015/1548 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

C. Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2015/524 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Suça konu uyuşturucu maddenin arkadaşına ait olduğuna, kendisinin ilgisi bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
28.11.2014 tarihinde sanığın arkadaşlarıyla birlikte bulunduğu araç içinde esrar ele geçirilen ve sanık hakkında düzenlenen raporda THC kullanımının pozitif olduğu tespit edilen olay sonrası, 11.07.2015 tarihinde görevin ifası kapsamında kontrol amaçlı yanına gidilen sanığın yere sentetik kannabinoid attığı tespit edilen olaylarda:

Hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi tedbirine hükmedilen sanığın denetim süresi içinde uyuşturucu madde ile yakalandığının tespiti nedeniyle sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğine dair vicdani kanaat oluştuğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve mercinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapıldığı halde, dosya ve UYAP üzerinden yapılan incelemede kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının sanığa tebliğ edildiğine dair herhangi bir evrakın tespit edilememesi karşısında, tebliğ evrakının araştırılarak dosya arasına alınmasına, tebliğ edilmediğinin tespit edilmemesi halinde karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 29.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,

B. Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun

araştırılması, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;

1. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişse, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararı veren ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,

2. Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,

Kabule göre;

C. Bu dosya ile birlikte incelenen Dairemizin 2023/866 Esas sayılı dosyası ile UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında 13.12.2017 tarihli eylemi nedeniyle 02.02.2018 tarihinde “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2018 tarihli ve 2018/73 Esas, 2018/211 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, istinaf incelemesi üzerine verilen düzeltilerek esastan ret kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 16.04.2019 tarihli ve 2019/153 Esas, 2019/2368 Karar sayılı kararı ile “sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu
madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması” nedeniyle bozulduğu, bozma sonrası Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/282 Esas, 2019/317 Karar sayılı kararı ile sanığın, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, bu defa kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.11.2020 tarihli ve 2020/13145 Esas, 2020/7090 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, sonuç olarak Dairemizin 2023/866 Esas sayılı dosyasına konu Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/360 Esas, 2021/47 Karar sayılı kararı ile sanığın, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yeniden mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmün Dairemizin 03/05/2023 tarih ve 2023/3951 Karar sayılı kararı ile bozulduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmakla; aralarındaki bağlantı nedeniyle bozma gerekçeleri de dikkate alınarak temyize konu dosya ile Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/360 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin, ihlal niteliğinde eylem veya tek suç veya ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca artırılarak karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2016 tarihli ve 2015/524 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.Başkan