YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8879
KARAR NO : 2023/1072
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2020/303 Esas, 2021/43 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2021/481 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; istinaf isteminin esastan reddine dair kararın hukuka uygun olması nedeniyle temyiz talebinin esastan reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
2. Arama ve el koyma kararlarının hukuka aykırı olduğuna,
3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
4. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
5. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
7. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
8. Sanık hakkında etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlileri tarafından sanığın aracının durdurulduğu, yapılan kimlik kontrolünde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükümlü olup kovid izni nedeniyle dışarıda olduğu ve ikamet adresi İstanbul olması sebebiyle şüphelenildiği, bunun üzerine gece kaldığı tanık H. Ö.’ün evinde usulüne uygun yapılan arama neticesinde iki parça halinde şeffaf poşete sarılı metamfetamin, 1 parça halinde şeffaf poşete sarılı kokain ile yeşil reçeteye tabi 5 adet Lyrica ibareli hap ve 1 adet hassas terazinin ele geçirilerek usulüne uygun olarak el konulduğu, sanık savunmalarında istikrarlı olarak metamfetamini İstanbul ilinden kendi kullanımı için aldığını ve hassas teraziyi de uyuşturucu madde alırken dolandırılmamak için taşıdığını ikrar ederek, kokainin ve 5 adet Lyrica ibareli hapın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Tanık H. Ö.’ün aşamalarda alınan beyanlarında Lyrica ibareli hapların kendisine ait olduğunu beyan etmesi ve idrarında kokain maddesi bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ikrar ettiği sadece metamfetamin maddelerinin ve hassas terazinin kendisine ait olduğu yönündeki savunmalarına itibar edilmiştir. Sanığın itibar edilen ikrarı doğrultusunda usulüne uygun arama neticesinde ele geçen 32,93 gram metamfetamin kişisel kullanım sınırının üzerinde olması, evde yapılan aramada sanığa ait hassas terazi ele geçmesi, sanığın kollukta ve savcı huzurunda verdiği ifadelerinde uyuşturucu maddeleri Rize’de kullanmak için getirdiğini beyan etse de mahkememizin 1 inci celsesinde alınan savunmasında Rize’de 3-4 gün kalacağını, daha sonra Muğla’ya gideceğini söylediğinden getirdiği miktarın Rize’de kalacağı süreye oranla kullanım sınırının çok üzerinde olduğu, ayrıca sanıktan alınan idrar örneğinde herhangi bir uyuşturucu madde bulunmaması nedeniyle uyuşturucu kullandığına dair bir bulguya rastlanmadığı anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilmiş, sanığın benzer suçtan sabıkalı kişiliği, uyuşturucu madde ticareti suçundan açık ceza evinden salgın hastalık nedeniyle izinli olarak ayrıldığı tarihte atılı suçu işlemesi nedeniyle suç işlemekten çekinmemesi dikkate alınarak hakkında takdiren 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması hususundaki hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmamasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri ile belirtilen yerde ve zamanda usulüne uygun şekilde arama yapılarak suça konu maddelere el konulduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemeyen sanığın aleyhinde mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı aşamada, tanık H. Ö.’ün ikametinde kaldığını beyan etmesi üzerine söz konusu ikamette yapılan aramada ele geçirilen metamfetamin ve hassas terazinin kendisine ait olduğunu söyleyerek beyanıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2021/481 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.