Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/895 E. 2023/8370 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/895
KARAR NO : 2023/8370
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2014 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 6136 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Ergani 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2014/388 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararı ile kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz talebi özetle; “28.06.2014 gün ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı …nun 191/2. maddesi uyarınca, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı CMK.nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, iddia makamınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilip yargılamanın durması yerine kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle yazılı şekilde düşme kararı verilmesinin yasaya aykırı” olduğu yönündedir.
III. OLAY VE OLGULAR
“İddia, sanığın savunması, kriminal raporlar, kollukça olaya ilişkin tutulmuş tutanaklar ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak ele alınması neticesinde; Olay günü olan 6.10.2013 tarihinde saat 15:30 sıralarında Ergani İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin devriye görevlerini yaptıkları sırada, Kemaliye Mah. Fener Çıkmazı Sokak üzerinde bulunan metruk binadan sanık …’nın çıktığının görüldüğü, sanığın yanına yaklaşıldığında kova diye tabir edilen düzenekle esrar maddesine benzeyen bir maddeyi içmeye hazırlandığının görüldüğü, sanığın yapılan üst aramasında sol arka cebinde kesici kısmında 440 Stainless ibaresi bulunan tahmini kesici kısmı 7 cm, sap kısmı 12 cm olan sustalı bir bıçağın bulunduğu, ayrıca sağ mont cebinde beyaz kağıda sarılı halde esrar maddesi bulunduğu sanığın kendi rızasıyla bunları polis memurlarına teslim ettiği, sanığın mahkememizce alınan savunmasında esrar maddesini kullanmak için bulundurduğunu ele geçirilen bıçağında kendisine ait olduğunu kabul etmekle sanığın üzerine atılı suçu ikrar ettiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ele geçirilen madde miktarı da göz önüne alındığında ele geçirilen esrar maddesini kullanmak için bulundurduğu bu haliyle kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmıştır. Ancak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de; sanığın bu suçu 12.07.2013 ve 13.10.2013 tarihinde tekrar işlediği ve bu suçlara ilişkin soruşturmalarda davanın açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ilk işlenen kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçunun 12.07.2013 tarihinde işlendiği, bu suç bakımından davanın açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve sanığın bu suç bakımından 1 yıl denetime tabii olduğu dönemde 06.10.2013 tarihinde yeniden davaya konu kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçunu işlemiş olduğu, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen ” “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, (Yargıtay 10 CD. 2012/14403 Esas ve 2014/9814 Karar sayılı kararı), ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE:
Olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden, tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 26.02.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ergani 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2014/388 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci
maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.