YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9044
KARAR NO : 2023/700
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2016 tarihli ve 2016/346 Esas, 2016/333 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.11.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık hakkında iddianamede belirtilmediği halde, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesininin dördüncü fıkrasının (a) bendinin ek savunma hakkı verilmeden uygulanması nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun unsurlarının bulunmadığına, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında iddianamede belirtilmediği halde, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin ek savunma hakkı verilmeden uygulanması nedeniyle hükmün sanık lehine bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın uyuşturucu madde sattığına ve bulunduğu yere ilişkin alınan ihbar üzerine yapılan çalışmalarda, daha önceden de aynı suçla ilgili işlem yapıldığından tanınan sanığın Kardelen Parkı içerisinde
görülerek yanına gidilip kimlik kontrolü yapıldığı esnada şüpheli ve tedirgin hareketlerde bulunması üzerine yapılan şifai görüşme sırasında kendi rızası ile sol arka cebinden ve sol ayak çorabı içerisinden çıkartarak verdiği uyuşturucu maddelerin cinsi ve miktarı ile kovuşturma aşamasında döndüğü müdafii eşliğinde alınan soruşturma beyanları ve ikrarıyla suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, 10.10.2016 tarihli oturumda Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında suça konu maddenin sentetik kannabinoid olması nedeniyle sanığın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi gereğince cezalandırılmasını talep ettiği, sanık müdafiinin süre istediği, bir sonraki oturumda da aynı mütalaa tekrarlanarak sanık müdafii ile sanığın savunma yaptıkları belirlenmekle, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasıyla ilgili olarak sanığa ek savunma hakkı verilmediğinden bahisle hükmün bozulması yönündeki Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun subutuna ve vasfına ilişkin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.11.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/102 karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06/02/2023 tarihinde karar verildi.