YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9272
KARAR NO : 2023/1679
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/60 Esas, 2020/135 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 20 yıl 3 ay 22 gün hapis ve 156.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2021/355 Esas, 2021/422 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay ve yakalama tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre; Bursa ilinden satmak amacıyla …. ilçesine 17.01.2020 tarihinde metamfetamin ve 17.03.2020 tarihinde ise metamfetamin, MDMA ile bonzai getirdiği ve alınan ihbar üzerine yakalandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olması ve alt sınırdan fazlaca uzaklaşılması nedeniyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince “İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunun saptandığından istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin hükümden çıkarılması için 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra eylemlerin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2021/355 Esas, 2021/422 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin, üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesinde, “Bölge Adliye Mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; İlk Derece Mahkemesinin kararında … 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, … karar verir.” denilmekte;
Mezkur hükmün atıfta bulunduğu 303. maddenin 1 (a) bendinde ise; hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate … hükmolunması gerekirse” Bölge Adliye Mahkemesinin davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebileceği belirtilmektedir.
5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince delil değerlendirmesi yapılabilmesi için her durumda duruşma açılması zorunlu olmayıp, dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan deliller incelendikten sonra, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden belli sonuçlara ulaşılması halinde, dosya üzerinden karar verilmesi mümkün bulunmaktadır.
Belirtilen düzenlemelerde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi sırasında, İlk Derece Mahkemesince cezayı artıran nitelikli hallerin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde, duruşma açılmaksızın hukuka aykırılığın düzeltilebileceği açıkça belirtilmiş değilse de; anılan hükümlerin düzenleniş amacı dikkate alınarak, Bölge Adliye Mahkemesince, dosyada mevcut delillere göre, cezayı artıran nitelikli hallerin uygulanma şartlarının bulunmadığına kanaat getirilmesi durumunda,
5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri çerçevesinde duruşma açılmaksızın İlk Derece Mahkemesi hükmünden nitelikli hallerin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceğini kabul etmek gerekir. Başka bir ifadeyle; “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate hükmolunması gerektiğinde” hükümdeki hukuka aykırılığı duruşma açmaksızın düzeltme yetkisi bulunan Bölge Adliye Mahkemesinin, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden, cezayı artıran nitelikli hallerin hükümden çıkartılması gerektiğinde” de duruşma açmaksızın aynı yetkiyi kullanabileceğinde tereddüt bulunmamak gerekir.
Bu itibarla, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, temyiz talebine konu olayda; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin duruşma açmadan, “sanık …’dan ele geçen ve miktar itibarıyla kullanım sınırında kalan 0,2 gram sentetik kannabinoidin bulunduruluş amacının belirlenemediği ve şüpheli olduğu gerekçesiyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188/4-a bendinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği görüşünde olduğumdan; sanık müdafiinin temyiz talebine istinaden, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün esastan incelenmesi gerekirken, duruşma açılmadan karar verildiği gerekçesiyle, diğer yönleri incelenmeksizin bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.01.03.2023