Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/9337 E. 2023/1107 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9337
KARAR NO : 2023/1107
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/241 Esas, 2020/687 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/2497 Esas, 2021/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, özetle; temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Suçluların yakalanması amacıyla polise yardım eden sanığa iftira atıldığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay, yakalama, ev arama ve fiziki takip tutanakları ile iletişimin tespiti tutanakları içeriği ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanıkların beyanlarına göre; tanıklardan … ve …’a Atatürk Özel Eğitim Meslek Okuluna 33 metre mesafede olmak üzere, tanıklar …, …, …, …, … ve …’a 08/02/2020, 12/02/2020 ve 18/02/2020 tarihlerinde uyuşturucu madde verdiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, tanık …’ın yaşının küçük olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinin uygulanmaması nedeniyle hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin maddi gerçeği yansıttığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. 12.02.2020 tarihli olayda tanık …’ın 18 yaşından küçük olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanık hakkında tayin edilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılırken eylemlerinin sayısı dikkate alınarak ¼’ten daha fazla oranda artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 08.02.2020 tarihli eylemde; kolluk görevlileri tarafından tanzim olunan 19.02.2020 tarihli kroki ve ölçüm tutanağına göre, sanığın tanıklar … ve …’a uyuşturucu madde verdiği yerin, Anadolu apartmanının otopark kısmında bulunan boşluk alan olduğu kabul edilip, Atatürk Özel Eğitim Meslek Okulu’na olan mesafenin de belirlenen bu yere göre ölçüldüğünün anlaşılması karşısında, fiilin
gerçekleştiği yerin “umumi veya umuma açık yer” olup olmadığı hususu keşif yapılarak belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/2497 Esas, 2021/311 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.