Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/9345 E. 2023/1108 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9345
KARAR NO : 2023/1108
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde

temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.06.2020 tarihli ve 2020/1059 Esas, 2020/1688 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2020/154 Esas, 2020/290 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfına göre sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verilmiştir.

C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/1776 Esas, 2021/134 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından duruşma açılmaksızın karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturacağına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyiz kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sabit olan eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olan sanık hakkında aynı eylem nedeniyle Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2020 tarihli ve 2020/3352 Soruşturma sayılı dosyasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve aynı eylemin birden fazla kovuşturmaya konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın düşmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat hükmü verilmesi gerekirken davanın düşmesine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince “İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı halinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince, sanık hakkında beraat kararı verilebilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiği için hüküm hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/1776 Esas, 2021/134 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesinde, “Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; ilk derece mahkemesinin kararında … 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, … karar verir.” denilmekte;

Mezkur hükmün atıfta bulunduğu 303. maddenin 1 (a) bendinde; hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate … hükmolunması gerekirse” bölge adliye adliye mahkemesinin davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebileceği belirtilmekte;

Anılan Kanunun 223/2. fıkrasında ise, “Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir.” hükmü yer almaktadır.

Belirtilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince verilen hükme ilişkin olarak bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, ilave bir araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın, dosyada mevcut delillere göre beraat kararı verilmesi gerektiğine kanaat
getirilmesi durumunda; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle, dosyada mevcut delillerin değerlendirilmesi için duruşma açılması zorunlu değildir.

Nitekim somut olayda, ilk derece mahkemesinin “kamu davasının düşürülmesine” karar verdiği eylemle ilgili olarak; bölge adliye mahkemesince, sanık …’nın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı belirtilmiş, bu suretle esasen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate hükmolunması gerektiği” kanaati izhar edilmiştir.

Bu itibarla; Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemesince verilen beraat hükmü, duruşma açılmaması nedeniyle değil, işin esasına girilerek yapılacak değerlendirme sonucunda usul ve yasaya aykırı görülmesi halinde bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 5271 sayılı 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, temyiz talebine konu olayda Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince duruşma açılmadan, ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasından sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin kısımların çıkartılarak, sanığın beraatine hükmolunması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği görüşünde olduğumdan; Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin esastan incelenmesi gerekirken, duruşma açılmadan karar verildiği gerekçesiyle, bölge adliye mahkemesi hükmünün bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.15.02.2023