Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/978 E. 2023/9326 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/978
KARAR NO : 2023/9326
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve …Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında, …. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarih, 2014/493 Esas, 2014/779 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına uyulmadığının bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonucu Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarih, 2015/594 Esas, 2015/1018 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet kararının yasa yoluna başvurmadan kesinleşmesinden sonra, bu karara karşı Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusu üzerine, Adalet Bakanlığınca “kanun yararına

bozma” isteminde bulunulduğu ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 21.03.2017 tarihli ve …Karar sayılı kararı ile “Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarih, 2014/493 Esas, 2014/779 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği anlaşıldığından… 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin bu aşamada reddine” karar verildiği, bozmadan sonra Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarih, … Karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı yerine 24.12.2015 tarih, … Karar sayılı mahkûmiyet kararının sanığa tebliğ edildiği ve kararın sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla;

Sanığın yokluğunda verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında çıkarılarak tebligatın muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup; 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi birinci ve sekizinci fıkrası ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesi ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanunun 21 inci maddesi ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, gerekçeli karar tebligatının usulsüz olması nedeniyle tedbir kararının kesinleşmediği ve bu karara bağlı olarak verilen, Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarih, 2015/594 Esas, 2015/1018 Karar sayılı mahkûmiyet kararının yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz dilekçesinin, Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarih, 2014/493 Esas, 2014/779 Karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraza tabi olmaları nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.