Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/10177 E. 2022/14032 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10177
KARAR NO : 2022/14032
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05/10/2021 tarihli ve 2021/173 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası,
53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 6 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 06/01/2022 tarihli ve 2021/2087 Esas, 2022/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delâletiyle aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca sonuç hapis cezasının “8 yıl 4 ay” yerine, hesap hatası sonucu “8 yıl 6 ay” şeklinde belirlenmesi ile uyuşturucu maddenin müsaderesine ilişkin hüküm fıkrasında uygulama fıkrasının “TCK’nın 54/4. maddesi ” yerine, “TCK’nın 54/1-4” şeklinde gösterilmesi nedeniyle bu hususlar yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine,
4. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
25/01/2021 tarihinde yapılan ihbarda, sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yaptığı, uyuşturucu madde satmak için müşteri aradığı ve satış bedeli üzerinden komisyon alacağı yönünde bilgiler alındığı, 28/01/2021 günü saat 17.00 sıralarında, Mersin İli Akdeniz İlçesi Bekirde Mahallesi Civanyaylağı mevkiinde karayolları otoyol bakım işletme şefliğinin doğusunda sanığın uyuşturucu madde ticareti yapacağı duyumu üzerine, belirtilen bölgede yapılan fiziki takip sırasında, saat 20.10 sıralarında sanığın her iki elinde birer tane siyah renkli poşetleri tutarak otoyol yönüne doğru yaya olarak geldiği sırada, jandarma ekiplerini fark ederek poşetlerden birini dere yatağına attığı, diğer poşeti ise yolun kenarına bıraktığı görülerek suçüstü yakalandığı; Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek göz altına alındığı, söz konusu poşetler incelendiğinde içerisinde net 7806 gram kubar esrar olduğu; sanık …’in olay yerindeki sözlü beyanında ele geçen maddeyi … sanık …’ den aldığını belirtmesi üzerine, bu şahsın ikametinde yapılan aramada suç unsuru bulunamadığı ve şahsın yakalanamadığı; sanık …’in soruşturma aşamasındaki ifadelerinde, “Ele geçen maddeyi kullanmak için …’den temin ettiğini” beyan ederek, teşhis ettiği; kovuşturma aşamasında ise önceki beyanlarını değiştirerek; “Ele geçen maddenin …’e ait olduğunu, bu maddeyi … ve … isimli şahısların satın aldığını; kendisinin ise bu şahısların yanına içimlik esrar verecekleri için gittiğini, kolluk görevlilerini görünce kendisi ile birlikte buluşma yerine gelen …’in ve uyuşturucu madde satıcısı …’ün kaçtığını; …’in kaçmadan önce uyuşturucu maddeyi kendisine verdiğini,” beyan ettiğini; hakkında beraat kararı verilen sanık …’ün ise mahkemede alınan savunmasında, “Atılı suçlamayı kabul etmediğini, olay günü … ile buluşmadığını, adı geçen… ve … isimli şahısları tanımadığını, ele geçen madde ile ilgisi olmadığını,” belirttiği, duruşmada tanık sıfatıyla dinlenen tutanak düzenleyici kolluk görevlilerinin, “Olay yerinde sanık dışında kimseyi görmediklerini” bildirdikleri dikkate alındığında; sanık hakkında istihbari bilginin varlığı, kişisel kullanım sınırlarının üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi, uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu poşetler üzerinde sanığın parmak izlerinin çıkması, idrar analizine göre uyuşturucu kullanmadığının anlaşılması ve 5271 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesi uyarınca cep telefonunda yapılan incelemede uyuşturucu madde ticaretine ilişkin şüpheli görüşmelerin tespit edilmesi karşısında, sanık …’in aşamalardaki suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili beyanlarına itibar edilmeyerek, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca satmak için uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak, sonuç hapis cezasının “8 yıl 4 ay” yerine, hesap hatası sonucu “8 yıl 6 ay” şeklinde belirlenmesi ile uyuşturucu maddenin müsaderesine ilişkin hüküm fıkrasında uygulama fıkrasının “TCK’nın 54/4. maddesi ” yerine, “TCK’nın 54/1-4” şeklinde gösterilmesi nedeniyle bu hususlar yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
25/01/2021 tarihinde muhbirden, “Mersin İli Silifke İlçesi … Mahallesinde ikamet eden …’ın uyuşturucu madde ticareti için müşteri aradığı ve bu ticaret sonucunda komisyon alacağı” bilgisinin alındığı, 27/01/2021 tarihli araştırma tutanağına göre, sanık …’ın kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek, 28/01/2021 tarihli “arama yakalama ve muhafaza altına alma tutanağının” içeriğine göre, saat 17.00 sıralarında, sanığın
Mersin İli Akdeniz İlçesi … Mahallesi … mevkiinde karayolları otoyol bakım işletme şefliğinin doğusunda uyuşturucu madde ticareti yapacağı istihbaratı alınarak, belirtilen bölgede yapılan fiziki takip sırasında, saat 20.10 sıralarında sanığın iki elinde birer tane siyah renkli poşetleri tutarak otoyol yönüne doğru yaya olarak geldiği sırada, jandarma ekiplerini fark ederek poşetlerden birini dere yatağına attığı, diğer poşeti ise yolun kenarına bıraktığı görülerek suçüstü yakalandığı; Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek göz altına alındığı, söz konusu poşetler incelendiğinde, içerisinde net 7806 gram kubar esrar olduğu ve bu haliyle uyuşturucu maddenin hukuka uygun şekilde ele geçirildiği; sanık …’in şifahi beyanında ele geçen maddeyi … lakaplı sanık …’den aldığını belirtmesi üzerine, bu şahsın ikametinde yapılan aramada suç unsuru bulunamadığı ve şahsın yakalanamadığı; uyuşturucu maddenin sarılı olduğu materyaller üzerinde mukayeseye uygun toplam 3 adet parmak izinin sanık …’e ait olduğu ve idrar analizinden uyuşturucu madde kullanmadığının tespit edildiği; sanık …’in soruşturma aşamasındaki savunmalarında, “Ele geçen maddeyi kullanmak için … lakaplı …’den temin ettiğini” beyan ederek, teşhis ettiği; kovuşturma aşamasında ise önceki beyanlarını değiştirerek ; “Ele geçen maddenin …’e ait olduğunu, bu maddeyi … ve … isimli şahısların satın aldığını; kendisinin ise bu şahısların yanına içimlik esrar verecekleri için gittiğini, kolluk görevlilerini görünce kendisi ile birlikte buluşma yerine gelen …’in ve uyuşturucu madde satıcısı …’ün kaçtığını; …’in kaçmadan önce uyuşturucu maddeyi kendisine verdiğini,”; 20/08/2021 tarihli celsede ise “Ele geçen uyuşturucu maddeyi, satıp karşılığında komisyon almak üzere …’den aldığını” beyan ettiği; hakkında beraat kararı verilen sanık …’ün ise mahkemede alınan savunmasında, “Atılı suçlamayı kabul etmediğini, olay günü … ile buluşmadığını, adı geçen … ve … isimli şahısları tanımadığını, ele geçen madde ile ilgisi olmadığını,” belirttiği, duruşmada tanık sıfatıyla dinlenen tutanak düzenleyici kolluk görevlilerinin, “Olay yerinde sanık dışında kimseyi görmediklerini” bildirdikleri olayda; sanık hakkında istihbari bilginin varlığı, kendisinde kişisel kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi, uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu poşetler üzerinde sanığın parmak izlerinin çıkması, idrar analizine göre uyuşturucu kullanmadığının anlaşılması, 5271 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesi uyarınca cep telefonunda yapılan incelemede uyuşturucu madde ticaretine ilişkin şüpheli görüşmelerin tespit edilmesi ve sanık …’in beraat eden diğer sanık … aleyhine beyanlarının soyut nitelikte olup delillendirilemediğinden, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmaması hususları birlikte dikkate alındığında, eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu,
ilk derece mahkemesinin temel cezanın belirlenmesinde ve delillerin takdirinde eleştiriler dışında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır; ancak, sanık …’in, kovuşturma aşamasında uyuşturucu maddeyi satın alan kişiler olarak beyan ettiği … ve … isimli şahıslar hakkında, sanık ya da müdafii tarafından suç duyurusunda bulunulması ve adı geçen şahıslar hakkında dava açılıp mahkûm olmaları halinde, sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili 5237 sayılı Kanun’un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün uygulanması yönünden yargılamanın yenilenmesinin imkan dahilinde olduğu değerlendirilmiş, ayrıca ele geçen madde miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, temel hapis cezasının alt sınır aşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi eleştiri nedeni yapılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle;
Sanığın kovuşturma aşamasınaki savunmasında “Ele geçen uyuşturucu maddeyi diğer sanık …’den satın alan kişiler” olarak beyan ettiği “… ve …” isimli şahıslar hakkında sanık ya da müdafii tarafından suç duyurusunda bulunulması ve adı geçen şahıslar hakkında dava açılıp mahkûm olmaları halinde, sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili 5237 sayılı Kanun’un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün uygulanması yönünden yargılamanın yenilenmesinin imkan dahilinde olduğu değerlendirilmiş, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca, sanıkta ele geçirilen suç konusu net 7806 gram esrarın miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, temel hapis cezasının alt sınır aşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 06/01/2022 tarihli ve 2021/2087 Esas, 2022/14 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiriler dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28/12/2022 tarihinde karar verildi.