YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10221
KARAR NO : 2023/5740
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/763 E.,2018/1780 K., 2018/1286 E., 2018/2048 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet
Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2018 tarihli ve 2018/763 Esas, 2018/1780 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 09.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli ve 2018/1286 Esas, 2018/2048 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile
cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 13.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 06.05.2022 tarihli ve 2020/15941 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB-2022/69764 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB-2022/69764 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle yapılan tebligatın geçerli olmadığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davalarının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 29.04.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2018 tarihli ve 2018/4988 Soruşturma, 2018/2473 Esas, 2018/2165 sayılı iddianamesi ile Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2018 tarihli ve 2018/763 Esas, 2018/1780 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
B. Şüpheli hakkında, 03.09.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2018 tarihli ve 2018/11419
Soruşturma, 2018/4082 Esas, 2018/3573 sayılı iddianamesi ile Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli ve 2018/1286 Esas, 2018/2048 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosya arasında bulunan Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/160 Esas ve 2019/371 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
Sanığın 23.04.2016 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2016 tarihli ve 2016/4219 soruşturma, 2016/225 sayılı karar ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, tedaviye tabi tutulmasına kesin olarak karar verildiği, sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı, Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2017/371 Esas, 2018/241 Karar sayılı kararı ile tebligatların usulsüz olduğu, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın durmasına karar verildiği, durma kararının 19.04.2018 tarihinde kesinleşmesinden sonra, yükümlülüklerine uymaması nedeniyle infaz dosyasının kapatılmasına karar verildiği, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2019 tarihli ve 2019/3586 Soruşturma, 2019/1378 Esas, 2019/1227 sayılı iddianamesi ile 03.09.2018, 14.11.2018 ve 05.03.2019 tarihli eylemlerin 22.06.2016 tarihli erteleme kararının ihlali olduğu belirtilerek yeni bir dava açıldığı, Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2019/160 Esas, 2019/371 Karar sayılı kararı ile erteleme süresi içerisinde 03.09.2018, 14.11.2018 ve 05.03.2019 tarihlerinde aynı suçu işleyerek erteleme kararını ihlal ettiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2019/1892 Esas, 2020/662 Karar sayılı kararı ile sanığın tüm bağlantılı dosyaları tespit edilerek, 26.01.2018, 29.04.2018, 03.09.2018, 14.11.2018 ve 05.03.2019 tarihli eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı, davaların birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra dosyanın 2020/282 Esasa kaydedildiği, anlaşılmıştır.
D. Sanığın 06.06.2018 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2018 tarihli ve 2018/7175 Soruşturma, 2018/3111 Esas, 2018/2720 sayılı iddianamesi ile
Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/1089 Esas, 2018/1465 Karar sayılı kararı ile davanın aynı mahkemenin 2018/478 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
E. Sanığın 26.01.2018 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2018 tarihli ve 2018/1000 Soruşturma, 2018/813 Esas, 2018/727 sayılı iddianamesi ile Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2018/478 Esas, 2019/504 Karar sayılı kararı ile 06.06.2018 tarihli eylemin ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine, 26.01.2018 tarihli eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2019/1782 Esas, 2020/665 Karar sayılı kararı ile tüm bağlantılı dosyaları tespit edilerek, 23.04.2016, 29.04.2018, 03.09.2018, 14.11.2018 ve 05.03.2019 tarihli eylemler ile 26.01.2018 tarihli eylem arasında hukuki kesinti bulunmadığı, davaların birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/1075 Esas, 2020/957 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/282 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, anlaşılmıştır.
F. Sanığın 14.11.2018 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2018 tarihli ve 2018/15043 Soruşturma, 2018/4546 Esas, 2018/3967 sayılı iddianamesi ile Manavgat 6. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Manavgat 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2018/403 Esas, 2019/188 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/371 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
G. Sanığın 05.03.2019 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2019 tarihli ve 2019/4547 Soruşturma, 2019/1876 Esas, 2019/1679 sayılı iddianamesi ile Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli ve 2019/376 Esas, 2019/425 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli ve 2019/1131 Esas, 2020/1055 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anlaşılmıştır.
H. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi uyarınca, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.06.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle tedbirin infazına başlanamayacağı, müdürlükçe yapılan infaza ilişkin işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açılan incelemeye esas kamu davalarında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, erteleme kararının usulüne uygun şekilde 15 günlük itiraz hakkı da belirtilmek suretiyle yeniden tebliğe çıkarılarak kesinleştirilmesi gerektiğinden, incelemeye konu 29.04.2018 ve 03.09.2018 tarihli eylemlerin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş olacağı, dolayısıyla erteleme kararının bu eylemleri de kapsayacağı anlaşıldığından, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesince her iki davanın, Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin derdest olan 2020/282 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesi, Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesince de birleştirme kararlarından sonra, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2018 tarihli ve 2018/763 Esas, 2018/1780 Karar sayılı kararı ile Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli ve 2018/1286 Esas, 2018/2048
Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.