YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11140
KARAR NO : 2023/5375
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
… 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2022 tarihli ve 2022/142 Değişik iş sayılı kararı ile, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düzenlenen iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.06.2022 tarihli ve 2022/7676 sayılı evrakı ile kanun yararına
bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82996 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82996 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Şüpheli hakkında, 06.09.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 08.10.2021 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, verilen kararın 05.10.2021 tarihinde tebliğ edilerek 16.12.2021 tarihinde infaz edilmesi için … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
… Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, “10 gün içerisinde müracaat etmediğiniz takdirde uyarı ve tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra infaz dosyası kapatılarak ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir” şeklinde ihtarı içeren çağrı yazısının 30.12.2021 tarihinde şüpheliye bizzat teslim edildiği, ancak şüphelinin kuruma müracaat etmemesi üzerine, … Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonun 14.02.2022 tarihli ve 2022/436 İİDK sayılı kararı ile infaz kayıtlarının kapatılmasına karar verildiği,
… Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın infazı sırasında, 10.10.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 31655 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 41 inci maddesinin üçüncü fıkrasının “Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir.” şeklinde düzenlendiği,
Bu haliyle, Denetimli Serbestlik Müdürlüklerince kayıt işlemi yapıldıktan sonra yükümlünün ilk müracaatı için yükümlüye, on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi halinde kaydın kapanacağına ilişkin gelmemenin hukuki sonuçlarını içeren uyarılı çağrı yazısının tebliğ edilmesi gerektiği, somut olayda, adı geçen şüpheliye usulüne uygun olarak çıkarılan ilk müracaatını içerir çağrı yazısının bizzat kendisine
tebliğ edilmesine rağmen, haklı ve geçerli bir mazereti olmaksızın 10 gün içerisinde müdürlüğe başvurmayarak şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uymadığı ve şüpheli hakkında dava açılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 06.09.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarihli ve 2021/19535 soruşturma, 2021/701 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, dördüncü fıkrası gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 05.11.2021 tarihinde doğrudan MERNİS adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilerek 16.12.2021 tarihinde tedbirin infazı için … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17.12.2021 tarihli ve 2021/1658 DS sayılı çağrı yazısının şüpheliye 30.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, yasal süre içerisinde Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle, 10.11.2021 tarihli Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 41 inci maddesinin üçüncü bendi uyarınca dosyanın kapatılmasına karar verildiği,
C. Erteleme kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2022 tarihli ve 2021/19535 Soruşturma, 2022/1691 Esas, 2022/1279 Karar sayılı iddianamesi ile … 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli ve 2022/107 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile iddianamenin iadesine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının iade kararına itiraz ettiği,
E. İtirazı inceleyen mercii … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2022 tarihli ve 2022/142 değişik
iş sayılı kararı ile, “itirazın reddine” kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
F. Şüpheli hakkında, 06.09.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 08.10.2021 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, verilen kararın 05.10.2021 tarihinde tebliğ edilerek 16.12.2021 tarihinde infaz edilmesi için … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
… Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, “10 gün içerisinde müracaat etmediğiniz takdirde uyarı ve tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra infaz dosyası kapatılarak ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir” şeklinde ihtarı içeren çağrı yazısının 30.12.2021 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, ancak şüphelinin kuruma başvurmaması üzerine, … Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonun 14.02.2022 tarihli ve 2022/436 İİDK sayılı kararı ile infaz kayıtlarının kapatılmasına karar verildiği,
… Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın infazı sırasında, 10.10.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin üçüncü bölümünde “Denetimli Serbestlik Kararlarının Yerine Getirilmesinde Genel Hükümler” düzenlenmiş, 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında “Yargı mercileri tarafından Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen denetimli serbestlik kararları en geç üç gün içinde UYAP bilişim sistemine kaydedilir” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiş, 41 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu haliyle, Denetimli Serbestlik Müdürlüklerince kayıt işlemi yapıldıktan sonra yükümlünün ilk müracaatı için yükümlüye, on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi halinde kaydın kapanacağına ilişkin gelmemenin hukuki sonuçlarını içeren uyarılı çağrı yazısının tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Yönetmeliğin “Yükümlülerin uyarılması” başlıklı 44 üncü maddesi düzenlemesi ise,
“Madde 44 – (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır.
2. Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır.
3. Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır.
4. Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir.” şeklindedir.
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra kamu davasının açılabilmesi,
5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hallerinden en azından birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
Somut olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2022 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca yani kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açılmıştır. Israr şartı ise, Yönetmeliğin 44 üncü maddesinde yer almaktadır. Israr şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin Yönetmeliğin 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre belirlenmesi gerekir. “Israr” şartı kovuşturma şartı olup Kanunla getirilmiş olduğundan, kanun hükmünün yönetmelikle bertaraf edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, ısrar şartının gerçekleşmediğine yönelik tespiti ve bu gerekçeyle iddianamenin iadesine karar vermesi yerindedir. Şüphelinin “ısrar” ettiğinin kabul edilebilmesi için; Yönetmeliği 44 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yükümlüye usulüne uygun ihtarat yapılması, bu ihtarata rağmen aynı maddenin üçüncü fıkrasında sayılan ihlallerin gerçekleşmesi gerekmektedir.
Diğer yandan,
7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23 üncü maddelerinin birinci ve sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı, müdürlük tarafından yapılan işlemlerin de hukuken geçersiz olacağının da gözetilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, … 9. Asliye Ceza Mahkemesince verilen iddianamenin iadesi kararı yerindedir, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği gözetilmeden eksik gerekçe ile iade kararı verilmiştir. …
9. Asliye Ceza Mahkemesince, hem kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulsüz tebliğ nedeniyle kesinleşmemesi, hem de ısrar şartının gerçekleşmemesi nedenleriyle, kovuşturma şartı gerçekleşmeden düzenlenen iddianamenin iadesine karar verilmesi gerekirken sadece ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, iade kararı sonuç olarak doğru olduğundan mercii … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin “itirazın reddi” kararının sonuç olarak Kanun’a uygun olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.