Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/11142 E. 2023/5377 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11142
KARAR NO : 2023/5377
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2018 tarihli ve 2017/467 Esas, 2018/573 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verilmiş, hükmün istinaf edilmeksizin 04.09.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.05.2022 tarihli ve 2020/20041 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/80916 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/80916 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığın evvelce 11.10.2013 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/617 Esas, 2015/408 Karar sayılı kararıyla mahkumiyetine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 01.12.2015 tarihinde kesinleştiği, yine sanığın evvelce 22.10.2013 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/413 Esas, 2015/274 Karar sayılı kararıyla mahkumiyetine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 06.11.2015 tarihinde kesinleştiği, iş bu kararlardaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları olduğu ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın incelemeye konu 26.10.2017 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle sanık hakkında Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2018 tarihli ve 2017/467 esas, 2018/573 sayılı kararıyla ertelenmesine karar verilmiş ise de, sanığın 26.10.2017 tarihindeki eyleminin 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi kapsamında verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlenmesinden dolayı ilk suçların ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 20.08.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2016 tarihli ve 2016/118074 soruşturma, 2016/2359 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 04.11.2016 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,
B. Şüphelinin 20.06.2017 tarihinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlediği iddiasıyla erteleme kararının kaldırılarak, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2017 tarihli ve 2017/28908 Soruşturma, 2017/7493 Esas ve 2017/6856 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 7.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Yine şüphelinin 26.10.2017 tarihinde uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2018 tarihli ve 2018/12774 Soruşturma, 2018/3956 Esas, 2018/3723 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 7.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, her iki davanın birleştirilmesine karar verildiği,
D. Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2018 tarihli ve 2017/467 Esas, 2018/573 Karar sayılı kararı ile, sanığın 20.06.2017 tarihli eylemi sabit görülmeyerek 26.10.2017 tarihli eylemi ise ihlal kabul edilerek sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 04.09.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. Dosya arasında bulunan Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/413 Esas ve 2015/274 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Sanığın 22.10.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2014 tarihli ve 2014/4021 Soruşturma, 2014/6776 Esas, 2014/4040 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda; Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/413 Esas, 2015/274 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi
uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasının amir hükmü uyarınca 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 06.11.2015 tarihinde itirazın reddi kararı ile kesinleşmiştir.
2. Kanun yararına bozma istemine konu karar ile ihbarda bulunulması üzerine; Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/459 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.06.2020 tarihli ve 2019/1558 Esas, 2020/1199 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozmadan sonra davanın, mahkemenin 2020/334 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
F. Dosya arasında bulunan Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/617 Esas ve 2015/408 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Sanığın 11.10.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2014 tarihli ve 2014/8115 Soruşturma, 2014/3424 Esas, 2014/1967 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda; Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/617 Esas, 2015/408 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasının amir hükmü uyarınca 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 01.12.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
2. Kanun yararına bozma istemine konu karar ile ihbarda bulunulması üzerine; Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/460 Esas, 2019/45 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Böle Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 22.06.2020 tarihli ve 2019/1846 Esas, 2020/1533 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozmadan sonra dava 2020/334 esasa kaydedilmiş olup dava derdesttir.

G. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; “Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,
Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/413 Esas, 2015/274 Karar sayılı ve 27.10.2015 tarihli ve 2015/617 Esas, 2015/408 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre verildiği, sanığın 20.08.2016 tarihli eylemini Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 20.08.2016 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “düşme” kararı verilip Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması, 26.10.2017 tarihli eylem ise artık bağımsız bir suç teşkil edeceğinden bu eylemle ilgili olarak gereği için Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2018 tarihli ve 2017/467 Esas, 2018/573 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.