YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11510
KARAR NO : 2023/5378
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
… 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/120 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 07.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.06.2022 tarihli ve 2022/1811 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96826 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96826 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığın 20.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/120 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararıyla 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, mevcut incelenen dosyadaki suç tarihinin 20.12.2019 olması ve bu suçun önceki 07.11.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak verilmiş olan 24.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olması karşısında, denetimli serbestlik kararının ihlali niteliğindeki eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden, durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 20.12.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2020 tarihli ve 2020/14659 Soruşturma, 2020/5093 Esas, 2020/3907 Karar sayılı iddianamesi ile … 27. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
B. … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/120 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1
yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 07.05.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosya arasında bulunan Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/556 Esas, 2020/41 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 07.11.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Serik Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2014 tarihli ve 2014/5668 Soruşturma, 2014/24 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’nun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 31.12.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,
2. Şüphelinin, 08.08.2015 tarihinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlediği iddiasıyla erteleme kararının kaldırılarak Serik Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2015 tarihli ve 2014/5668 Soruşturma, 2015/1245 Esas, 2015/1233 sayılı iddianamesi ile Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/541 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın kararı temyiz ettiği,
4. Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 23.09.2019 tarihli ve 2016/2219 Esas, 2019/4750 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği,
5. Bozmadan sonra, Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/556 Esas, 2020/41 Karar sayılı kararı ile, sanığın soyut beyanı dışında, erteleme süresi içinde 08.08.2015 tarihinde yeniden uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığına dair kanında veya idrarında yapılan analize ilişkin bir tespit ve bu tespite ilişkin usulüne uygun analiz raporu bulunmadığı, sanığın erteleme süresi içinde tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığını kanıtlayan, kanında veya idrarında uyuşturucu ya da uyarıcı
madde bulunduğuna ilişkin rapor ya da belge dosya içine konulmadığı ve sanığa Manavgat Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 26.12.2014 tarihli çağrı davetnamesi ile 10 gün içerisinde adı geçen müdürlüğe gelmesi konusunda ihtarda bulunulmuş ise de, sanığın yasal sürede herhangi bir başvuru yapmaması üzerine, sanığa tekrar yeni bir süre verilerek başvuru yapması konusunda ihtaratta da bulunulmadığı ve bu halde sanığın ilk ihtarata uymamasının, kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 14.02.2020 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Sanığın 20.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca erteleme kararı verilmeksizin doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/120 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/556 Esas, 2020/41 Karar sayılı durma kararı ile, Serik Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki varlığını sürdürdüğü, incelenen dosyadaki suç tarihinin 20.12.2019 olması ve bu suçun önceki 07.11.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak verilmiş olan 24.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli niteliğinde olması karşısında, ihlâl niteliğindeki eylemin ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, inceleme konusu dosyada 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılabilmesi şartının gerçekleşmediği, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “…kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir” düzenlemesi gereğince “davanın düşmesine” karar verilerek Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/120 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.