Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/11518 E. 2023/5728 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11518
KARAR NO : 2023/5728
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/323 E., 2018/442 K. – 2021/564 E., 2021/580 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması – Mahkûmiyet

Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli ve 2017/323 Esas, 2018/442 Karar sayılı kararı ile, sanıklar İpek ve Ahmet hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320
sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 24.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/564 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararı ile, sanık … hakkında 16.10.2018 tarihli ve 2017/323 Esas, 2018/442 Karar sayılı hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık … tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.06.2022 tarihli ve 2022/3781 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/95453 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/95453 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheli …’a 09.06.2016 tarihinde, şüpheli İpek Candarlı’ya 04.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelilerin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheliler hakkında, 24.02.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Avanos Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2016 tarihli ve 2016/260

soruşturma, 2016/17 sayılı karar ile, 5237 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresinin “7 gün” olarak gösterildiği, kararın infazı için 12.07.2016 tarihinde Kayseri Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelilerin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmeleri nedeniyle her iki şüpheli yönünden erteleme kararının kaldırılarak Avanos Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2017 tarihli ve 2016/260 Soruşturma, 2017/254 Esas, 2017/253 sayılı iddianamesi ile Avanos Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli ve 2017/323 Esas, 2018/442 Karar sayılı kararı ile sanıkların ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
D. Sanık …’in denetim süresi içerisinde 27.01.2020 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine, Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/564 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın 25.11.2021 tarihinde istinaf dilekçesi verdiği,
Anlaşılmıştır.
E. Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli ve 2017/323 Esas, 2018/442 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen
karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheliler hakkında Avanos Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüphelilere tebliğ edilmiş ise de, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin “15 gün” yerine “7 gün” olarak belirtilmek suretiyle şüphelilerin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüphelileri yanıltacak biçimde “7 gün” olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, ayrıca kararın şüpheli İpek’in doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesinin de 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine aykırı olup usulsüz olduğu, mahkemesince açılan kamu davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilerek, şüpheliler hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetlerine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Kabule göre de;
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 7 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme,
” (2) Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri
uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde olup, somut olayda haklarında Avanos Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi/ denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen sanıklar hakkında 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, genel hükümlere göre 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi hükümlerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinin gözetilmemesi de Kanun’a aykırıdır.
Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/564 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararına yönelik istemin incelenmesinde:
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Somut olayda; sanığın 25.11.2021 tarihinde istinaf dilekçesi verdiği, inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli ve 2017/323 Esas, 2018/442 Karar sayılı kararına ilişkin kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli ve 2017/323 Esas, 2018/442 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/564 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararına ilişkin kanun yararına bozma istemi doğrultusunda
düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.