Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/11639 E. 2023/684 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11639
KARAR NO : 2023/684
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eleştirilerek düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/148 Esas, 2021/688 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Esas No : 2022/11639

Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2022/509 Esas, 2022/795 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, dosya içinde arama kararı bulunmadığına,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
4. Yeterli delil bulunmadığına ilişkindir .
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde daha önceden …. plakalı araç ile uyuşturucu madde satışı yapıldığı bilgisi üzerine aracı gören kolluk ekibinin aracı takibe aldığı, sanığın araca bindiği ve bir süre gittikten sonra durması için ikazda bulunulduğu, ancak sanığın kaçması üzerine önü kesilerek durdurulduğu ve zor kullanılarak yakalandığı, araçta paspasta dökülmüş uyuşturucu madde görülmesi üzerine sanığın üzerinde yapılan aramada 6 parça halinde meteamfetamin maddesinin ele geçirilmesi karşısında; sanığın çıktığı otelde abisinin adına kayıtlı olan odada yapılan aramada da meteamfetamin maddesinin ele geçirildiği, yine araç için yapılan ihbar ve sanığın kaçması sonucunda telefonunu kırması ve kullanma sınırının üzerinde uyuşturucu bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eylemi sabit kabul edilerek uyuşturucu madde ticareti yapma

suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince hükümde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmaması eleştirilip, tekerrür ile ilgili bölümdeki yazım hatası ve cep telefonunun müsaderesi nedenleriyle oluşan hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin ve 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya içeriğinden sanığın kaçması sonucu zorla durdurulması üzerine araçta paspas üzerinde dökülmüş uyuşturucu madde bulunması sebebiyle sanık için makul şüphenin oluştuğu ve sanığın üzerinde görülen kabarıklık sonucunda kaba üst yoklamasının yapıldığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Sanık hakkında ikinci kez tekerrür uygulamasına esas alınan Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/196 Esas ve 2019/171 Karar sayılı hapis cezasına ilişkin ilamda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı ve sanığın adli sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilamın bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın birinci kez mükerrirliğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci defa mükerrirliğine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2022/509 Esas, 2022/795 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci

fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı bölümünün hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Sanığın adli sicil kaydında yer alan Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/196 Esas, 2019/171 Karar sayılı ilamı ile verilen 8 yıl 4 ay hapis cezası nedeniyle, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanığın salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.