YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11815
KARAR NO : 2022/11837
KARAR TARİHİ : 16.11.2022
Mahkeme : BURSA 5. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
TCK’nın 52/4-son maddesine aykırı olacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezası miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı kanunun 106/3. maddesi gereğince infaz edileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz isteği bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine yer olmadığına ilişkin paragrafında yer alan “ … ödenmeyen adli para cezasının miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı kanunun 106/3. Maddesi gereğince infaz edileceği hususunun sanığa ihtaratına” ibaresinin çıkartılması ve yerine “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin yazılması, suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanıklar … ve … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde, ödenmeyen adli para cezasının miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına karar verilmek suretiyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’in temyiz istekleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’un 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hüküm fıkralarının, sanıklara verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine yer olmadığına ilişkin paragraflarında yer alan “ödenmeyen adli para cezasının miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı kanunun 106/3. Maddesi gereğince infaz edileceği hususunun sanığa ihtaratına” ibaresinin çıkartılması ve yerlerine “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. ve 11. fıkraları uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edileceğinin bildirilmesine” ibaresinin yazılması, suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün incelenmesinde;
CMK’nın 150/3. maddesi gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, Yargıtay (kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 09.09.2019 tarih, 2017/1248 esas ve 2019/4344 karar sayılı bozma ilamı sonrasında 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu ve CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
16/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.