YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1333
KARAR NO : 2023/2089
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık …’in duruşmalı inceleme talebinin 22.08.2022 tarihinde ek temyiz dilekçesiyle temyiz süresinden sonra yapıldığı ve ilk temyiz dilekçelerinde duruşma talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, süresinden sonra yapılan duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan cezanın miktarı da gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2021 tarihli ve 2021/89 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanıklar … ve … … açısından 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar … ve … … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/935 Esas, 2021/1639 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz sebeplerinin yerinde görülmemesi nedeniyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına,
İlişkindir.
B. Sanık …’in temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların içinde bululunduğu araçta uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda 92 gram metamfetamin uyuşturucu maddenin bulunduğu, bu miktarın 3 kişi için bile kullanım sınırının çok üzerinde olduğu, nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin uyuşturucu madde kullanım sınırına ilişkin kabul kararlarında da metamfetamin uyuşturucu maddesi ile yakalanan kimsede bulunan 13,5 gram metamfetaminin ticari olduğunun, kullanma sınırında kalamayacağının belirtildiği, her ne kadar sanıklar soruşturma aşamasında savunmalarında kullanmak amaçlı uyuşturucu madde temini için Antep’e gittiklerini ve para koyduklarını belirtmişseler de kovuşturma aşamasında sanık …’nin maddenin …’ya ait olduğunu belirten, yine aynı şekilde …’ın maddenin kendisine ait olmadığını belirten beyanda bulunduğunun görüldüğü, uyuşturucu maddenin piyasa değerinin 9.500,00 TL olduğunu belirten emniyet değerlendirmesi de dikkate alındığında sanıkların savunmalarında geçen 2.000,00 TL hususunun ve diğer savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik
olduğu görüldüğü gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun tamamladığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık … müdafii ve sanıkların temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine ilişkin temyiz sebebi dışından temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde öngörülen “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi hususlar dikkate alınarak, sanık hakkında anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, sanığın savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken beyanları “sanıkların birbirlerine suçlar nitelikteki suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları” şeklinde değerlendirilerek kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle takdiri indirimin uygulanmaması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/935 Esas, 2021/1639 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii ile sanık …’ce öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/935 Esas, 2021/1639 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar … ve … hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.