YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1343
KARAR NO : 2023/1979
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar …, …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2019/122 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 30 yıl hapis ve 200.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar … ve … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık … hakkında ise uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/304 Esas, 2021/2844 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin uyuşturucu madde ithal etme suçunu oluşturmayacağına ve teşebbüs aşamasında kaldığına,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
E. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eksik inceleme yapıldığına,
3. Eylemin uyuşturucu madde ithal etme suçunu oluşturmayacağına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde ülkemize giriş yapmak üzere Kapıkule sınır kapısına gelen ve sürücülüğünü temyiz dışı sanık …’in yaptığı tırda daralı ağırlığı 235.338 gram gelen uyuşturucu maddelerden esrar ele geçirildiği olayda;
Sanık … hakkında yapılan değerlendirmede; sanığın, uyuşturucu maddeyi yurt dışından temin eden sanık … ile birlikte uyuşturucu maddelerin teslim edileceği yere aynı araç içinde gelmesi, sanığın aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunması, sanığın diğer sanıkları tanımadığını beyan etmesine rağmen sanık …’ın telefonunda “…” olarak kayıtlı olması ve görüşmelerinin bulunması, sanığın bulunduğu araçta uyuşturucu maddenin taşınacağı ambalaj, poşet ve malzemelerin ele geçirilmesi, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı, olay ve yakalama tutanakları gözönüne alındığında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Sanık … hakkında yapılan değerlendirmede; sanığın, uyuşturucu maddelerin teslim edileceği yere sanık … ile birlikte aynı araçla gelmesi, sanığın bulunduğu araçta uyuşturucu maddenin taşınacağı ambalaj, poşet ve malzemelerin ele geçirilmesi, sanığın olay günü sanık … ile karşılaşma şekillerine ilişkin çelişkili anlatımlarda bulunması, sanığın üzerinden ele geçirilen telefonda özel mesajlaşma programı olması ve telefona müdahale edilmeye çalışıldığında da telefonun kendini silmeye programlı olduğunun tespit olunması, bahse konu telefonda sanık …’e ait numaranın ”…”
olarak kayıtlı olduğunun tespit edilmesi ayrıca uyuşturucu ticaretine ilişkin görüşmelerin bulunması, sanık … ile aynı araç içinde yakalanan sanık …’ın telefonunda uyuşturucu maddeyi yurt dışından getiren ve teslimat yerinde bulunan …’in telefonun kayıtlı olması, sanıklar … ve … dışında diğer sanıklar ile de irtibatlı olduğunun anlaşıldığı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı, olay ve yakalama tutanakları gözönüne alındığında sanığın telefonların kendisine ait olmadığına ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Sanık … hakkında yapılan değerlendirmede; sanığın, uyuşturucu maddelerin teslim edileceği yere sanık … ile aynı araçla gelmesi, sanığın bulunduğu araçta uyuşturucu maddenin taşınacağı ambalaj, poşet ve malzemelerin ele geçirilmesi, sanığın olay günü sanık … ile karşılaşma şekillerine ilişkin çelişkili anlatımlarda bulunması, sanık …’ın olay günü herhangi bir hastane kaydının bulunmayışı, olay öncesinde de …’ın tedavi gördüğü hastanenin sanık …’ın kızının tedavi gördüğü hastane ile aynı olmayışı, sanık …’ın telefonunda uyuşturucu maddeyi yurt dışından getiren ve teslimat yerinde bulunan …’in telefonunun kayıtlı olması, sanıkların birbilerini tanımadıkları yada tanışıklıklarına ilişkin ve olayın oluş şekline ilişkin hayatın olağan akışına uygun düşmeyen beyanlarda bulunmaları, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı, olay ve yakalama tutanakları gözönüne alındığında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Sanık … hakkında yapılan değerlendirmede; sanığın, …’in uyuşturucu maddeleri teslim edeceği yere araç ile gelmesi, sanığın bulunduğu araçta uyuşturucu maddenin taşınacağı ambalaj, poşet ve malzemelerin ele geçirilmesi, temyiz dışı sanık … ve sanık …’in uyuşturucu maddeleri yurt dışında tıra yükledikleri ve yurt içinde de karşılamak üzere anlaştıkları kişinin sanık … olduğuna dair aşamalarda değişmeyen beyan ve teşhis işlemlerinin bulunması, sanıkların birbilerini tanımadıkları yada tanışıklıklarına ilişkin ve olayın oluş şekline ilişkin hayatın olağan akışına uygun düşmeyen beyanlarda bulunmaları, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı, olay ve yakalama tutanakları gözönüne alındığında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Ayrıca dosyası tefrik edilen temyiz dışı sanık … hakkında yargılama tamamlanıp mahkûmiyet kararı verilmesi halinde yargılamanın yenilenmesi yoluyla sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği ve bu aşamada sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Sanık … hakkında yapılan değerlendirmede; temyiz dışı sanık …’yi ihbar edenin kendisi olduğunu ve suçunu ortaya çıkardığını savunarak suçlamaları inkar etmiş ise de, Sabri’nin aracının x-raye çıktıktan ve bu durumu Sabri’nin kendisine bildirmesinden daha sonra sanığın Kaçakçılık Müdürlüğü’ne giderek Sabri’nin sürdüğü tırda uyuşturucu madde bulunduğunu beyan etmiş olması ve bu
hususun dinlenen tanık beyanlarıyla da ortada olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak gerek kendi suçunu gerekse sanık …’ın suçunu ortaya çıkarmış olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezasında indirim yapılmıştır.
Tüm bu nedenlerle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu madde ithal etmek suçunu işledikleri sabit olmakla eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılmasına ayrıca sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmamasına, sanık … hakkında ise 192 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ve sanık …’ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanıklar ….. ve …’in, suça konu uyuşturucu maddelerin yurtdışından Türkiye’ye getirilmesinde diğer sanıklar …..ve …… ile birlikte hareket ederek uyuşturucu maddenin ithal edilmesi eylemine katıldıklarına ilişkin, savunmalarının aksine kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı; tırdaki yükün boşaltılması amacıyla belirlenen yere gelen sanıklar ….ve …..’in henüz araçlarından inmeden yakalanmaları ve tırdaki uyuşturucunun kolluk görevlilerince önceden boşaltılmış olması hususları nazara alındığında, sanıkların doğrudan doğruya suçun icra hareketlerine başlamaları ancak ellerinde olmayan nedenden dolayı suçun tamamlanamadığı ve “teşebbüs aşamasında” kaldığı anlaşılmakla, sanıkların sabit olan eylemlerinin “uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna teşebbüs” niteliğinde olduğu gözetilmeden, “uyuşturucu madde ithâl etme” suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A.Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 24/11/2021 tarihli ve 2021/304 Esas, 2021/2844 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar … ve … hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
B. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/304 Esas, 2021/2844 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar …, … ve … hakkında ki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.