Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/13828 E. 2022/13377 K. 15.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13828
KARAR NO : 2022/13377
KARAR TARİHİ : 15.12.2022

Mahkeme : BAKIRKÖY 44. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- 05/09/2010 tarihinde kolluk görevlilerinin devriye görevi sırasında, sokak içerisinde oturan sanığın etrafında yapılan kontrollerde, yerde uyuşturucu madde ele geçirdikleri olayda; sanık hakkında olay yerinde uyuşturucu madde içtiğine ilişkin herhangi bir ihbarın bulunmaması, suç konusu uyuşturucu maddenin sanık tarafından yere atıldığının kolluk görevlilerince görülmemiş olması, sanığın üzerinde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçirilmemesi ve suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığının teknik yöntemlerle de saptanmamış olması karşısında; aleyhine yeterli delil bulunmadığı aşamada, yerde ele geçirilen uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu söyleyerek suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata Tebligat Kanunu’nun
23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 06.06.2013 çağrı yazısının sanığın bildirdiği bilinen en son adresine çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresine tebliğ edildiğinin, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 15.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.