YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13830
KARAR NO : 2023/2065
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27.11.2012 tarihli ve 2010/2550 Esas, 2010/1500 Ek Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 Sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bakırköy 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27.11.2012 tarihli ve 2010/2550 Esas, 2010/1500 Ek Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19.09.2016 tarihli 2013/2670 Esas, 2016/2193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca araştırma yapılmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma sonrası yapılan yargılama ile Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.02.2017 tarihli, 2016/680 Esas, 2017/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Karar 22.03.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
D. Sanığın 02.03.2020 tarihli hakaret eyleminin ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, basit yargılama usulünün uygulanmaması kararı ile hüküm açıklanarak Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2022 tarihli, 2021/739 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü ring görevi ifa eden güvenlik güçleri tarafından durumundan şüphelenilen sanığın üzerinde yapılan aramada esrar olduğu tahmin edilen uyuşturucu madde ele geçirildiği görülmesi üzerine
soruşturmaya başlanmıştır. İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuarları Müdürlüğüne ait 05.04.2010 tarihli ekspertiz raporunda; şüpheliden ele geçirilen maddelerin esrar maddesi olduğu tespit edilmiştir. Sanık atılı suçlamayı kabul etmiş olup, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurup üzerine atılı bulunan “Kullanma Amaçla Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Bulundurma” suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, kararın sanık tarafından temyizi ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19.09.2016 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulması ile dosya tekrar ele alınarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, sanığın hakaret suçunun ihbarı ile hüküm açıklanarak basit yargılama usulünün uygulanmaması ile mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 13.05.2015 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.06.2016 tarihli bozma ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz” şeklindeki düzenleme gereğince 13.05.2015 tarihli hükümle tayin edilen 6.000,00 TL adli para cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucu 21.02.2022 tarihli hükümle, 10 ay hapis cezasına hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğu tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2021/739 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere “ancak aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 6.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesine, bozma öncesi karardaki gibi 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca para cezasının 1’er aylık sürelerle 20 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin yazılması ve buna bağlı olarak 5237 saylı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak, geri kalan fıkra numaralarının da bu duruma göre teselsül ettirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.