YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13959
KARAR NO : 2023/1725
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER :1. İlk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak mahkûmiyet (sanık … için)
2. İstinaf başvurusunun esastan reddi (sanık … için)
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2020/67 Esas, 2021/289 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 21 yıl 3 ay hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak somut ve kesin delil bulunmaması nedeniyle “kuşkudan sanık yararalanır” ilkesi gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e ) bendi uyarınca sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07/07/2022 tarihli ve 2021/2618 Esas, 2022/1967 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü
fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 21 yıl 3 ay hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
3. Arama işleminin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … yönünden ;
Bolu Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/3579 D. İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan
uygulama esnasında 64 BC 100 plakalı aracın durdurulduğu, araç sürücü koltuğunda sanık …’ın, sağ ön yolcu koltuğunda ise sanık …’in bulunduğu, narkotik dedektör köpeğinin aracın bagajına ve aracın arka koltuğunda bulunan sırt çantasına tepki vermesi üzerine Cumhuriyet savcısından alınan arama emrine istinaden yapılan aramada, aracın sürücü koltuğu arkasında bulunan siyah renkli sırt çantasının içinde neti 9.224,1 gr gelen eroinin ele geçirildiği olayda; sanığın suç konusu eroini nakletmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine; sanığın ismini verdiği şahıslar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, makul süre beklenilmesine rağmen soruşturmanın devam ettiğinin anlaşıldığı, bu kişiler hakkında kamu davası açılması halinde kovuşturma sonuçlarına göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yargılamanın yenilenmesi yoluyla mümkün görüldüğü, şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, suçun işleniş biçimi (sanığın adli kolluk mensub kamu görevlisi olmasının yarattığı kolaylık nazara alınarak), suçun işlendiği yer, zaman ve ele geçen eroin miktarının fazlalığı gözetilerek sanığın temel cezadan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık … yönünden;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın aşamalardaki istikarlı savunmaları, sanık …’in diğer sanık … ile arasındaki “Oğlum emin misin? :), Harbiden yapıyor muyuz? :), Sen kimseye bir şey deme, göze gelmeyelim.” şeklindeki mesajlaşma içeriği ve bu mesajlaşmanın diğer sanık ile yapmayı kararlaştırdıkları Karadeniz ve İstanbul gezisine ilişkin olduğunun savunulmasına rağmen aracın izlediği güzergahın doğrudan İstanbul yönüne olmasının da kuvvetli şüpheyi aşacak, sanığın araçta yakalanan uyuşturucu maddeden bilgisinin olduğunu ve bu madde ile ilgisinin bulunduğunu mutlak manada gösterecek bir delil olarak kabul edilemeyeceği, zira mesaj içeriğinde mutlak manada uyuşturucu maddeden bahsedildiğini kabule götürecek bir ibare bulunmadığı, Karadeniz gezisinin icra edilmeyip İstanbul güzergahına gidilmesinin de aynı şekilde mutlak manada uyuşturucu maddeden bilgisinin olduğunu ve bu madde ile ilgisinin bulunduğunu göstermediği, sanık …’in bu mesajlaşmanın sadece yapmayı kararlaştırdıkları Karadeniz gezisine değil, Karadeniz ve İstanbul gezisine ilişkin olduğunu savunduğu, dosya kapsamında da savunmasını aşar bir delil bulunmadığı, aracın da İstanbul güzergahına giderken yakalandığı, yakalanan uyuşturucu madde paketleri üzerinden sanığın parmak izinin çıkmadığı, bu durumun da lehine değerlendirilebilecek bir durum olduğu; diğer sanık …’ın uyuşturucu madde aldığı yerin Yüksekova ilçesi olduğu, sanık …’in HTS kayıtları, sinyal ve baz bilgilerinin analizine dair bilirkişi raporuna göre, uyuşturucu takribi teslimat tarihi ve öncesinde Yüksekova’dan baz ve sinyal bilgisinin bulunmadığı, aşamalardaki savunmasını doğrular biçimde diğer sanık … ile ilk kez Van/Merkez’de ortak sinyal baz bilgilerinin bulunduğu, eldeki bu teknik verinin de araçta yakalanan uyuşturucu maddeden bilgisinin olmadığını ve bu madde ile ilgisinin bulunmadığına
yönelik istikrarlı savunmalarına itibar edilmesini gerektirir bir argüman olarak görüldüğü, açıklanan nedenlerle sanık … hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü tesisine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve objektif mahiyette bir delil bulunmadığından sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e ) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … yönünden;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın ismini verdiği ….. … isimli şahıs hakkında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/6136 soruşturma sayılı kararı üzerinden uyuşturucu madde ticareti suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmakla, bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Sanık … yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan açık yargılama, toplanan tüm deliller, sanıkların aşamalardaki savunmaları, HTS ve PTS kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde, sanıkların içinde bulunduğu…. plakalı araçta usulüne uygun alınan arama emri uyarınca yapılan aramada, aracın sürücü koltuğu arkasında bulunan siyah sırt çantasının içinde suç konusu eroinlerin ele geçirildiği, sanık …’ın arkadaşı….. aracılığıyla sanık …’e uçak bileti için para gönderdiği, …’in bu parayla İstanbul ilinden Van iline 25.11.2019 günü uçakla gittiği, aynı gün saat 20:00 sıralarında Van ilinde bulunan bir alışveriş merkezinde buluştukları, akabinde İstanbul iline doğru yola çıktıkları, sanıklardan …’in olay tarihinde herhangi bir işte çalışmamasına rağmen diğer sanık …’ın yanına gitmesi, soruşturma aşamasında Karadeniz gezisinden bahsedilmesine rağmen Van ilinde buluştuktan sonra hiç oyalanmadan doğrudan İstanbul iline yola çıkmaları, sanık …’ın kolluk aşamasında Karadeniz gezisinden bahsetmesine rağmen diğer sanık …’in kolluk aşamasında bu geziden hiç bahsetmemesi, yine savcılık aşamasında alınan beyanlarda sanıklardan birinin para olmadığı için Karadeniz gezisinden vazgeçtiklerine, diğer sanığın da annesi ile tartıştığı için bu geziden vazgeçtiklerine yönelik birbiriyle çelişkili anlatımları, sanık …’in araçta bulunan valizlerden haberdar olması, sanıklardan …’in mahkeme beyanına göre diğer sanığın yanında refakatçi olarak bulunması, yine savcılık aşamasında asıl amacının araç kullanmada yardım etmek olduğunu beyan etmesine rağmen toplam 2 saat araç kullandığını dile getirmesi ve yine bu aşamada diğer sanığa araç durdurulursa “Kimliğini göstereyim mi, sen beni uyandır” şeklinde şüpheli görüşmeler yapmaları, yine
HTS ve telefon inceleme tutanaklarına göre 15.11.2019 ile 25.11.2019 tarihleri arasında, aralarında yaptıkları 16 adet görüşme kaydı ile ” Oğlum emin misin, harbiden yapıyor muyuz? sen kimseye bir şey söyleme” şeklindeki mesajlar ile “Arkadaşlar bizi kıskanmasın, peşimize takılmasın, bir problem yok dimi, kendini cumartesi pazara hazırla” şeklindeki görüşme içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık … olayda diğer sanık …’in bir ilgisi olmadığını beyan etmiş ise de sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde söz konusu uyuşturucu maddeyi nakletmek için anlaştıkları ve sanık …’in bu amaçla İstanbul ilinden Van iline gittikten sonra oyalanmadan yola çıktıkları ve Bolu ilinde uyuşturucu maddeyi naklederken yakalandıkları anlaşıldığından sanık …’in üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, usulüne uygun şekilde alınan arama emri uyarınca kolluk görevlilerince araçta yapılan arama işleminin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) başlıklı bentlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2021/2618 Esas, 2022/1967 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.