Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/14022 E. 2023/1294 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14022
KARAR NO : 2023/1294
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Sanık … yönünden; 30/10/2017
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2018/308 Esas, 2018/457 Karar sayılı ilamı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.12.2018 tarih ve 2018/281 Esas, 2018/268 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık … ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 07/07/2020 tarihli ve 2019/1005 Esas, 2020/3913 Karar sayılı kararı ile;

1. Hükme esas alınan ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen …’te 30.10.2017 tarihinde ve …’da 01.11.2017 tarihinde ele geçen uyuşturucu maddelere ilişkin olay tutanakları, … ve …’nın hazırlık beyanları, sanık … tarafından kullanılan ve 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespitine konu olan …. ve…. nolu hatlara ilişkin Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/663 emanet sırasında kayıtlı bulunan 15 adet iletişim tutanaklarının dosyada bulunmadığı anlaşılmakla; sözü edilen belgelerin aslı veya onaylı suretlerinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine konulması ve sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,

2. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesinin birinci fıkrasındaki “Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir” hükmü karşısında, hükme esas alınan

iletişimin tespiti çözüm tutanaklarının, sanıklara okunarak diyeceklerinin sorulması, sanıkların konuşmaların kendilerine ait olmadığını belirtmeleri durumunda ses örneklerinin alınması ve ses kayıtlarının sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’ne veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,

3. 20.11.2017 tarihinde sanık …’in … plaka sayılı araç içerisinden aldığı çanta içerisinde yakalanan net 64,8 gr esrar ile sanığın evinde yapılan aramada ele geçen net 900 mg esrara ilişkin Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.03.2018 tarih ve 2018/3050 esas sayılı iddianamesi ile dava açıldığı ve mahkemece bu olaylara ilişkin tefrik kararı verilmediği halde bu eylemlere ilişkin mahkemece bir değerlendirme yapılarak hüküm kurulmaması,

Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2020/261 Esas, 2021/343 Karar sayılı ilamı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlere yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

ilişkindir.

B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına

3. Tutanak mümzilerinin dinlenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,

4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanık …’nun uyuşturucu madde ticareti yaptığından bahisle hakkında iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin uygulandığı, tedbir süresinin devamında sanığın 30/10/2017 tarihinde diğer sanık … ile yaptığı görüşmelerden her iki sanığın uyuşturucu madde alışverişi için buluşacaklarının belirlendiği ve yapılan fiziki takip uyarınca, sanık …’in, sanık …’in ikametinin bulunduğu binaya girerek yaklaşık 10 dakika kaldıktan sonra çıktığı, 67 TU 669 plakalı Wolskvagen Passat marka aracın şoför koltuğuna bindiği, sağ ön koltukta oturan ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen …’e araç içinde bir şeyler verdiğinin görüldüğü, aracın hareket ettiği, yaklaşık 200 metre ilerledikten sonra tanık …’in araçtan indiği, tanık …’in kolluk görevlilerince durdurulduğu ve tanığın şeffaf naylona sarılı 1 fişek halindeki 1,4 gr esrar maddesini görevlilere teslim ettiği; sanık …’in 2. eylemi olan 01.11.2017 tarihindeki takibi esnasında, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen tanık … ile yaptıkları telefon görüşmesinden uyuşturucu madde alışverişi için buluşma gerçekleştireceği tespit edilmesi üzerine fiziki takibe başlandığı, tanığın 41 YH 764 plakalı mavi renkli Peugeot 206 marka araç ile adresin yakınına geldiği ve binaya girdiği, 15 dakika sonra binadan çıktığı, aracına tekrar bindiği, kısa

süre hareket ettikten sonra şahıslar arasında uyuşturucu madde ticaretinin gerçekleştiği değerlendirilerek tanık …’nın kesintisiz takibine devam edilmiş ve görevlilerce durdurularak usulüne uygun olarak yapılan aramada beyaz renkli paket içerisinde bulunan 1 fişek halindeki 2,67 gr esrar maddesini görevlilere teslim ettiği, yine sanık … yönünden kolluk tarafından yapılan çalışmalar sırasında tefrik edilen dosya sanığı … Tak ile sanığın Gölcük ilçesindeki bağımlı içici şahıslara uyuşturucu maddeler sattıklarının belirlendiği ve 20.11.2017 günü fiziki takibine devam edilen tefrik edilen dosya sanığı … …..’ın saat 20:05 sıralarında sanık …’nun ikametinin bulunduğu Değirmendere Yalı Mahallesi …. Caddesi Ferah Apartmanı No:52/6 adresinin karşasına aracını park ettiği, elleri boş vaziyette binaya girdiği, sanık …’in binadan elleri boş şekilde çıktıktan sonra …’ın indiği … plakalı aracın yanına gittiği, anahtarla kapıyı açtıktan sonra araçtan bir çanta aldığı ve tekrar binaya yöneldiği, sanık …’in … plakalı araçta çanta içerisinde 64,8 gram esrar maddesinin ele geçtiği, ayrıca usulüne uygun olarak alınmış arama kararına istinaden sanık …’in ikametinde yapılan aramalarda net 900 mg esrar maddesinin ele geçtiği olaylara ilişkin olarak, kriminal raporlar, fiziki ve teknik takip tutanakları, arama tutanakları, sanık ve tanıklar … ve …’ün anlatımları, tefrik edilen dosya sanıkları … ve …’ın anlatımları, teşhis tutanakları bir bütün halde değerlendirildiğinde sanık …’in sanık …’ten almış olduğu uyuşturucu maddeyi uyuşturucu kullanıcısı tanık …’e satışını yaptığı, ayrıca sanık …’in 2. eylem tarihinde uyuşturucu kullanıcısı tanık …’ya da uyuşturucu satışı yaptığı yine 3. eylem olarak olarak nitelendirilen 20.11.2017 tarihli olayda tefrik edilen sanık … ve … ile uyuşturucu madde temini yaptıkları anlaşılarak, sanık … ve sanık …’in uyuşturucu niteliğindeki maddeyi ruhsatsız olarak başkalarına vermek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanık … yönünden;

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler ile suçun sübutuna ilişkin takdirleri tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık … yönünden;

Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasının yasal koşullarının oluşmadığı, fiziki takip tutanaklarının içerikleri, tüm soruşturma ve kovuşturma kapsamı itibariyle eksik inceleme bulunmadığı,

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler ve suçun sübutuna ilişkin takdirleri tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş aşağıda belirtilenin dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı yasanın 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 30.10.2017 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen …’te ele geçen uyuşturucuyu diğer sanık …’e temin etme şeklindeki eylemi ile suçu sabit ise de; iddianameye konu 01.11.2017 tarihli eylemi yönünden hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen …’da ele geçen uyuşturucunun sanık tarafından satıldığına ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığı ve 20.11.2017 tarihli olayda sanıkta ele geçen uyuşturucunun sanığın savunmasının aksine kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, bu olay yönünden sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sabit kabul edilen tek eylemi nedeniyle ceza verilmesi ile 20.11.2017 tarihli eylemde sanıkta ele geçen ve kullanma sınırları içerisinde bulunan esrar nedeniyle sanık hakkında suç vasfının değişmesi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca hüküm kurulması ile yetinilmesi gerektiği halde, zincirleme suç hükümleri uyarınca 5237 sayılı yasanın 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

a- Sanık … yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2020/261 Esas, 2021/343 karar sayılı ilamında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

b- Sanık … yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2020/261 Esas, 2021/343 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.