Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/14406 E. 2023/2875 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14406
KARAR NO : 2023/2875
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi ( Sanıklar … ve … hakkında)
2. Mahkûmiyet (Sanık… hakkında, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak)

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı
maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2021 tarihli ve 2021/200 Esas, 2021/247 Karar sayılı kararı ile Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/201 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/201 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/201 Esas, 2021/268 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan;
1. Sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına;
2. Sanık …’in, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına;
3. Sanık…’ın, 26.11.2017 tarihli eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 11 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; 02.01.2017 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl hapis ve 3.600,00 TL adli para cezası ile
cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
C. Sanıklar … ve … yönünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/845 Esas, 2022/435 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve … yönünden re’sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık… yönünden ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/845 Esas, 2022/435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve 02.01.2017 tarihli eylem yönünden re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 19 yıl 6 ay 10 gün hapis ve 62.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin onanması; sanık… hakkındaki hükmün ise, her iki eylem nedeniyle sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken sanığın eylemleri aynı kast altında işlediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ve suç tarihi itibariyle adli para cezası miktarında yanılgıya düşülerek fazla adli para cezasına hükmedilmesi nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Aramanın hukuka aykırı olduğuna,

2. Kesin delil bulunmadığına,

3. Cezanın hakkaniyetli olmadığına,

İlişkindir.

B. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Aramanın hukuka aykırı olduğuna,

2. Kesin delil bulunmadığına,

3. Delillerin hukuka aykırı yöntemle elde edildiğine,

4. Suç kastının bulunmadığına,

İlişkindir.

C. Sanık… ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Kesin delil bulunmadığına,

3. Eksik araştırma yapıldığına,

4. Aramanın hukuka aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
….plakalı mavi renkli …. marka araçta yüklü miktarda uyuşturucu madde bulunduğuna dair istihbari bilgi edinilmesi üzerine, 02.01.2017 tarihinde, söz konusu aracın durdurulduğu, sürücüsü sanık … olan, sanık…’ın ise yolcu olarak bulunduğu araçta yapılan aramada, motor kısmındaki boşlukta bulunan çantada hassas terazi, şeffaf poşetler, MDMA içeren tabletler ve kokain ele geçirildiği; istihbari bilgi, tape kayıtları, bu kayıtlarla birlikte yapılan yakalama, sanık …’in soruşturma aşamasındaki beyanları ve diğer deliller nazara alındığında sanıklar … ve…’ın, suç konusu uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurdukları ve naklettikleri;

Sanıklar… ve … arasında yapılan telefon görüşmelerinden edinilen bilgi üzerine başlatılan takip neticesinde, 26.11.2016 tarihinde sanık …’in, elinde bir valiz olduğu halde görüldüğü, sanığın durdurulduğu ve valizde yapılan incelemede beş poşet halinde esrar ele geçirildiği; sanıklar … ve… arasındaki telefon görüşmelerinin içeriği, sanık…’ın 26.11.2016 tarihinde Ankara’da olduğuna dair otel yazısı, sanık …’in beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar …. ve …..’ın birlikte hareket ettikleri, sanık…’ın, suç konusu uyuşturucu maddeyi Ankara’ya getirmesi için sanık …’e verdiği ve …’in suça konu madde ile yakalandığı;

Mahkemece kabul edilmiş; her iki suç arasındaki zaman aralığı, uyuşturucu maddelerin niteliklerinin farklı olması, her iki olayda sanık…’ın birlikte suç işlediği kişilerin farklı kişiler olması gözetildiğinde sanık… yönünden her iki eylemin ayrı ayrı eylemler olduğu, suç kastının yenilendiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı;

Gerekçesiyle; sanık…’ın iki kez olmak üzere, her üç sanığın da, olaylarda ele geçen madde miktarı gözetilerek temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmek suretiyle mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanıklar … ve … yönünden;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, şahit numunenin müsaderesine karar verilirken inceleme birimi gösterilmeksizin infazda karışıklığa neden olacak şekilde karar verilmesi ve uygulama maddesinin hatalı gösterilmesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık… yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin, sanığın iki kez cezalandırılmasına dair hükmü kaldırılarak sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği gerekçesiyle, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna, delillerin takdirine ve hukuki vasfın tayinine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aramanın hukuka uygun olarak yapıldığı, cezanın 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde belirtilen hususlar çerçevesinde doğru bir şekilde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna, delillerin takdirine ve hukuki vasfın tayinine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık… Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Suçların işleniş şekli, ele geçen maddelerin nitelikleri, sanığın eylemine iştirak eden diğer sanıkların farklı kişiler olması; 26.11.2016 tarihinde, sanık…’ın, sanık …’e verdiği valizin içindeki esrarın ele geçirilmesinden sonra, iletişimin tespiti çözüm tutanaklarının içeriğine göre, bu durumdan haberdar olan sanık…’ın, bu kez 02.01.2017 tarihinde sanık … ile birlikte kokain naklederken yakalandığının anlaşılması karşısında, sanığın, 02.01.2017 tarihli suça ilişkin suç işleme kararının yenilendiği, belirtilen iki eylemin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından, bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmeyerek bu husus bozma nedeni yapılmamış; yine, adli para cezasının da alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmek suretiyle mahkûmiyete ilişkin uygulamada bir isabetsizlik bulunmadığından bu husustaki Tebliğname görüşüne de iştirak olunmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna, delillerin takdirine ve hukuki vasfın tayinine ilişkin takdirlerinde eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı, aramaların hukuka uygun olarak yapıldığı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında yeterli ve gerekli araştırmanın yapıldığı anlaşılmakla, sanık ve

müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, yukarıdaki eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bendlerinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/845 Esas, 2022/435 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
B. Sanık… Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/845 Esas, 2022/435 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, yapılan eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza

Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.