YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14416
KARAR NO : 2023/9592
KARAR TARİHİ : 07.11.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2022 tarihli ve … Karar sayılı kararı ile İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/80 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/80 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2022 tarihli ve …. Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/1568 Esas, 2022/1999 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Aramanın hukuka aykırı olduğuna, 4. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’in 20.03.2020 tarihli eylemi yönünden yapılan değerlendirmede;
Olay günü saat 21:30 sıralarında kolluk güçlerince durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın kaba üst yoklamasında eşofmanının bacak kısmında bir kabarıklık olduğu fark edilmesi üzerine sanığın kendi rızası ile 3 paket taş kokain ve poşet içerisinde 6 paket halinde toz kokaini teslim ettiği olayda; maddelerinin satışa hazır halde ve toplamda 9 parça halinde bulunduğu, bu olaydan yaklaşık 3 gün kadar sonra 23.03.2020 tarihinde İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine açılarak Mahkememize birleştirme yoluyla gelen İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin ana dosyasına birleştirilen davanın konusunu oluşturan aynı türden uyuşturucu maddeleri satışa arz etme eyleminin saptandığı göz önüne alındığında, sanığın bu eyleminde de bulundurma amacının kullanım amacı dışında olduğuna yönelik Mahkememizce tam bir vicdani kanıya varıldığından sanığın çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına da itibar edilmeyerek sanığın eyleminin kullanım amacı dışında satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu oluşturduğu sabit görülmüştür.
Sanık …’in 23.03.2020 tarihli güven alımına konu eylemi yönünden yapılan değerlendirmede;
Dosya arasında bulunan 23.03.2020 tarihli Fiziki Takip Kimlik Tespit Ve Savcı Görüşme Tutanağı, aynı tarihli Güven Alımı ve Teslim Tesellüm Tutanağı, CD Fotoğraflama ve Deşifre Tutanağı içerikleri ile adli kolluk görevlisi olup İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2020/938 Değişik İş Sayılı 13.02.2020 tarihli kararı görevli NGS216 kodlu gizli soruşturmacının olayı izleyen saatlerde sıcağı sıcağına tutmuş olduğu 23.03.2020 tarihli rapor’a göre; sanığın 200,00 TL para karşılığında daralı ağırlığı 0,3 gram ağırlığında, uyuşturucu (taş kokain) maddeyi görevliye verdiği olayda; sanığın, gizli soruşturmacıya 200,00 TL karşılığında kokain maddesi içeren uyuşturucu maddeyi verdiğinin dosya arasında bulunan ve güven alımı sonrası sıcağı sıcağına tutulan tutanak ve raporlarla uyumlu kriminal uzmanlık raporu içeriği ile kamera kaydı çözümü ile sabit olduğu, sanığın duruşmada dinlenen savunmasında güven alımı sırasından fotoğraflarda görünen kişinin kendisi olduğunu doğruladığı halde gizli soruşturmacı raporu ve CD içeriği ile uyumsuz şekilde konuşmaları kendisinin yapmadığını savunduğu, ancak sanığın bu savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik inandırıcılıktan uzak ve delillerle aksi kanıtlanan olgulara dayandığı anlaşılmakla savunmalarına itibar edilmeyeceği gibi, Umut D. ve İkram D. isimli kişilerin araç kiralama şirketinden kiralamış olduğu araçla kaza yaptığı ve bu kişilere borcunu ödeyebilmek için uyuşturucu satması yönünde tehdit edildiği, uyuşturucu maddeleri Umut’tan aldığı yönündeki kısmen tevilli ikrar içerikli ancak suçun işlenmesine mazeret teşkil etmeyecek soyut iddialarına dayandırdığı savunmalarına da itibar edilmemiş, sanığın 23.03.2020 tarihinde satışa arz etmek
suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmıştır.
Sanık …’in 22.07.2020 tarihli eylemi yönünden yapılan değerlendirmede;
22.07.2020 günü otogar içerisinde yolcu indirip bindirme alanında tedirgin hal ve hareketlerinden şüphelenilen sanığın durdurulduğu, dosya arasında bulunan önleme araması kararına istinaden yapılan üst aramasında herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, ancak siyah yolcu çantasında devam eden aramada çanta içerisinde bulunan şampuan kutusunun içinde şeffaf poşet içerisinde uzmanlık raporuna göre net ağırlığı 227,5 gr gelen 5CL-ADB-A olduğunun tespit edilen uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; sanığın çantasından ele geçen uyuşturucu maddelerin türü ve miktarı itibarıyla Yargıtay ve Adli Tıp Kurumu uygulamaları ile kabul edilen tek kişinin yıllık tüketim sınırının çok üzerinde olması, bu durumun ve yine maddelerin şampuan kutusu içinde kullanıcı davranışı ile bağdaşmayacak şekilde zulalama tabir edilen şekilde saklanması göz önüne alındığında sanığın bulundurma amacının kullanma olduğuna yönelik savunmasına itibar edilmeyeceği, yine sanığın ele geçen maddeleri esrar olduğunu düşünerek aldığını sentetik kannabinoidlerden olduğunu bilmediği yönündeki savunmasının da uyuşturucu maddeleri 4000,00 TL karşılığında aldığından söz ettiği halde ele geçen gramajda esrar maddesi için bu fiyat tutarının yüksek olduğunun bilinmesi karşısında kendi içinde de çelişik olmakla itibar edilemeyeceği anlaşılarak, sanığın satmak ve nakletmek amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu oluşturan eylemi işlediği sabit görülmüştür.
Sanığın aynı suçu birden fazla işlemiş olduğu (Birleşen İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/401 esas sayılı dosyası ve Birleşen İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/304 esas sayılı dosyalarındaki 22.07.2020 ve 20.03.2020 tarihlerinde) anlaşılmakla, sanığa verilen ceza 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren 1/4 oranında artırılmış,
Sanığın kendisinin veya bir başka failin suçunun ortaya çıkmasına ya da eyleminin nitelenmesine yönelik herhangi bir yardımda bulunmadığı ve açık delil durumuna rağmen inkara yönelik savunmaları ile etkin pişmanlık iradesi göstermediği bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin de değerlendirilme olanağı bulunmadığına karar verilmiş.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın 20.03.2020 tarihli eylemi sebebiyle, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2021 tarihli ve 2020/70
Esas, 2021/276 Karar sayılı kararıyla bu eylemden dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip, kararın kesinleşmesi sebebiyle yargılama konusu olmadığı halde ilk derece mahkemesince bu eylemin sabit görülmesi ancak temel ceza belirlenirken ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezasında artırım yapılırken alt sınırdan uzaklaşılmadığı için, bu husus sonuca etkili olmadığından eleştiri yapılmakla yetinilmiş, eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 04.09.2023 tarihli dilekçe ile müdafiin ise dava dosyasında mevcut Eyüpsultan 3. Noterliğince tanzim olunan 14.10.2020 tarihli ve 12700 yevmiye numaralı vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 06.09.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşıldığından sanık … yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık … yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/1568 Esas, 2022/1999 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.