YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14604
KARAR NO : 2023/2650
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/294 Esas, 2021/425 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verildiği, 30.09.2021 tarihli ek karar ile kesinleştirme işleminin yapılmamasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.08.2022 tarihli ve 2021/22627 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB – 2022/113394 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB – 2022/113394 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1. Somut olayda, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.01.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye 04.02.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, anılan karara karşı yukarıda belirtilen usullere aykırı olarak itiraz süresinin gösterilmediği gibi itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı itiraz hakkı tanınmayan kamu davasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi 5 yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu haliyle sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının açıklanmasına neden olan Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/130 Esaslı kararının 05.01.2021 tarihinde kesinleştirildiği bildirilmesine rağmen, anılan Mahkemenin 06.07.2021 tarihli ek kararı ile sanığın fiziken ön büro aracılığıyla 30.12.2020 tarihinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinin 5271 sayılı Kanun’un 273 üncü maddesi süresinde olup yapılan kesinleşme işlemlerinin hukuken yok hükmünde olduğu anlaşılarak anılan mahkemenin 2020/130 Esas, 2020/452 Karar sayılı kararındaki mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulmasına karar verildiği, bu nedenle ihbara konu kasıtlı suçun kesinleşmediği anlaşılmakla, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 31.12.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2016 tarihli ve 2016/8062 soruşturma, 2016/495 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 04.02.2016 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği, Erciş Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 15.02.2017 tarihli ve 2016/54 DS sayılı yazısı ile tedbirin infazının tamamlandığı, kaydın infazen kapatıldığı hususunun bildirildiği,
B. Şüphelinin erteleme süresi içerisinde 02.09.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2018 tarihli ve 2016/8062 soruşturma, 2018/43609 Esas, 2018/33570 sayılı iddianamesi ile İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2018/1153 Esas, 2018/1180 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 18.01.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 20.01.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/130 Esas, 2020/452 Karar sayılı kararı ile mahkûm olduğunun ve kararın 05.01.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/294 Esas, 2021/425 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
E. Sanığın denetim süresi içerisinde 20.01.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm olduğunun Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesince ihbarını takiben, anılan Mahkemenin 06.07.2021 tarihli ek kararı ile sanığın istinaf başvurusunda bulunduğunun anlaşılması nedeniyle kendi yargılamasına konu hüküm ile ilgili infazın durdurulmasına ve dosyanın istinaf incelemesine gönderilmesine karar verildiğinin bildirilmesini takiben, anılan ihbarın dayanağı olan İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararının kanun yararına bozulması talebiyle dosyanın gönderilmesi üzerine, bahse konu Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.03.2022 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği gözetilerek yapılan incelemede;
1. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.01.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye 04.02.2016 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığından kararın kesinleşmediği, bu nedenle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulûne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulûne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
Hükmün açıklanmasına neden olan Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/130 Esaslı kararının 05.01.2021 tarihinde kesinleştirildiği bildirilmesine rağmen, anılan Mahkemenin 06.07.2021 tarihli ek kararı ile sanığın fiziken ön büro aracılığıyla 30.12.2020 tarihinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinin 5271 sayılı Kanun’un 273 üncü maddesine göre süresinde olup yapılan kesinleşme işlemlerinin hukuken yok hükmünde olduğu anlaşılarak 2020/130 Esas, 2020/452 Karar sayılı kararındaki mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulmasına karar verildiği, bu nedenle ihbara konu kasıtlı suçun kesinleşmediği anlaşılmakla, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/294 Esas, 2021/425 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.