YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14694
KARAR NO : 2023/9509
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve … Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 18 yıl hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/1834 Esas, 2022/1361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna,
2. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi hükmü uygulanması gerekirken uygulanmadığı ve uygulanmama gerekçesi bulunmadığından usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğine,
5. Etkin bir soruşturma yapılmadan ve takdiri indirim nedenleri uygulanmadan karar verildiğine,
6. Aracından olandan daha fazla uyuşturucu madde çıktığına, aldığı miktarın kesinlikle kullanım miktarı sınırında olduğuna,
7. Sanık yargılama sürecinde mahkeme huzurunda bulunmak istediğine, segbis sisteminde kesintiler olduğuna, son sözün nedir denilmeden segbis ekranı kapandığına, daha sonra 18 yıl ceza aldığına,
8. Uyuşturucu madde satın aldığı kişinin adresini bildirdiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
27.01.2022 tarihinde saat:21:30 sıralarında motorsikletli yunus timleri tarafından yapılan uygulama esnasında, durumundan şüphelenilerek durdurulmaya çalışılan 07 AOY 474 plakalı araç dur ihtarına uymayarak kaçtığı, başka bir araca çarparak durduğu, sürücüsü sanık olarak araçta yapılan gözlem neticesinde, son ön paspasta parçalanmış siyah poşet içerisinde 4-5 parça lastikle tutturulmuş beyaz peçetelerin görüldüğü, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddelerin 4F-MDMB-BUTICA etken maddesini içerdiği, 14 adet kırmızı renkli kapsülün pregabalin etken maddesini içerdiğinin tespit edildiği,
Her ne kadar sanık savunmalarında ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanmak için bulundurduğunu ileri sürmüş ise de; sanığın görevlilerin dur uyarısına uymayarak kaçması, takip sonucu yakalanması, sanıkta yakalanan 202 adet A4 kağıdına bastırılmış sentetik kannabinoid ve 14 adet reçeteye tabi regapen hapı itibariyle kullanım sınırları üstünde uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması ve bu maddelerin veya sentetik kannabinoid maddesinin kullanım için bulundurulduğu açıklamalarının olgusal gerçeklikle bağdaştırılamadığı, kaldı ki Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığı 18.05.2022 tarihli raporunda idrarında esrar etken maddesi THC kalıntılarının rapor edildiği, demek ki yakalanan madde kullanım öyküsünün de bulunmadığı, bu nedenlerle uyuşturucu maddenin kullanmak için değil başkalarına vermek için bulundurduğu sonucuna varıldığı nedenle suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilen sanık savunmalarına itibar edilmeyerek sübuta eren uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve sözleri, cezanın geleceği üzerindeki olumlu caydırıcı etkisi olacağı ve ayrıca atılı suçtan pişmanlık gösterilebilecek bir gözleme dayalı sonuca varılamadığı göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin
uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı ve sanığa son sözünün sorulduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine, “6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanacağının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/1834 Esas, 2022/1361 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmının tamamen çıkartılması ve yerine “sanığın ekonomik ve sosyal durumu ve şahsi hali nazara alınarak adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca birer aylık süreler halinde 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamen tahsil edileceği ve
ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.