Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/14725 E. 2023/1813 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14725
KARAR NO : 2023/1813
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ( 5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.03.2013 tarihli ve 2013/18725 Esas, 2013/18842 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul 3. … Mahkemesinin, 02.10.2013 tarihli ve 2013/233 Esas, 2013/572 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 19.11.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 3. … Mahkemesinin, 11.06.2014 tarihli ve 2014/168 Esas, 2014/401 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 02.05.2017 tarihli ve 2015/6249 Esas, 2017/2769 Karar sayılı ilamı ile karar bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama ile İstanbul 3. … Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli, 2017/450 Esas, 2018/529 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasına dair hükmün, 5395 sayılı … Koruma Kanunu’nun (5395 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 03.12.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
E. Sanığın denetim süresi içinde 05.05.2019 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İnegöl 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.11.2020 tarihli ve 2020/307 Esas, 2020/146 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 03.12.2020 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 3. … Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli

ve 2020/373 Esas, 2021/133 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; adli para cezası hükmünün kaldırılarak tedavi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme kararının verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
II. GEREKÇE
Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 19.11.2013 tarihinden tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemece yapılan 26.02.2013 tarihli tensip zaptına kadarki duran süre ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.11.2018 tarihinden ihbar konusu suçun suç tarihi olan 05.05.2019 tarihine kadarki durma süreleri de çıkartıldıktan sonra, suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 15-18 yaş aralığındaki çocuklar için öngörülen 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 3. … Mahkemesinin 26.03.2021 tarih, 2020/373 Esas ve 2021/133 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.