Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/14865 E. 2023/1912 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14865
KARAR NO : 2023/1912
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmasına dair

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince hükmedilen hapis cezasının süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2021/195 Esas, 2021/422 Karar sayılı

kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi, uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2021/2148 Esas, 2021/2045 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek hükümden 5237 sayılı sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin bölümünün çıkarılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi, “5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin bendindeki “12 YIL 6 AY HAPİS VE 1250 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine, “8 YIL 4 AY HAPİS VE 833 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinin yazılması, “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin bendindeki “(20×1250 = 25.000 TL.) 25.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine, “16.660 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” şeklinde ibarenin yazılması, hükmün sonuç cezanın belirlendiği 9. bendindeki, “Sanığın SONUÇ OLARAK 12 YIL 6 AY HAPİS VE 25.000 TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “Sanığın NETİCETEN 8 YIL 4 AY HAPİS VE 16.660 TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” şeklinde ibarenin yazılması suretiyle, hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/6802 Esas, 2022/6686 Karar sayılı kararı ile; “5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Bölge Adliye Mahkemesinin “İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, “5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin
beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına,” karar verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.08.2022 tarihli ve 2022/1437 Esas, 2022/1371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Fiziki takip tutanağı, iletişim tespit tutanakları, olay tutanağı, olay yeri kamera görüntüleri içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan …’ın uyuşturucu madde temin etmek için hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında mahkûmiyet hükmü verilen temyiz dışı sanık… ile irtibat kurduğu,…’ın da, …’a vereceği uyuşturucu maddeyi temin etmek amacıyla sanık … ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü verilen temyiz dışı sanık … ile irtibata geçtiği, daha sonra sanık ve …’ın temin ettikleri uyuşturucu maddeyi sanık… aracılığıyla …’a vermek amacıyla buluştukları,…’ın da bu uyuşturucu maddeyi buluşma noktasına çağırdığı …’a 100 TL
karşılığında sattığı, sanıkların içinde bulunduğu ….plakalı araçtan atılan uyuşturucu maddelerin …’dan ele geçirilen maddeler ile aynı türden uyuşturucu maddeler olduğu, yine aynı maddelerin miktar itibarıyla günlük kullanım sınırlarının üzerinde olduğu,…’ın da yargılama aşamasında sanık ile … arasındaki uyuşturucu ticaretine aracılık yaptığını ikrar ederek uyuşturucu madde ticaretini doğruladığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.08.2022 tarihli ve 2022/1437 Esas, 2022/1371 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.