Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/15027 E. 2023/1114 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15027
KARAR NO : 2023/1114
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesi hükmünün eleştirilip, sanıklar hakkında istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hakları ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerindeki temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.12.2019 tarihli ve 2019/54801 Esas, 2019/210826 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2020 tarihli ve 2020/12900 Esas, 2020/50504 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2021 tarihli ve 2019/19 Esas, 2021/6 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 400.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C. İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının sanık … ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2021/557 Esas, 2021/799 Karar sayılı kararı ile “Sanık … hakkındaki bağlantılı dava dosyasının birleştirilmesi ve kabule göre de; uyuşturucu madde imalinin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda rapor aldırılıp, imalin gerçekleştiğinin kabul edilmesi halinde sanık hakkında tek cezaya hükmedilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği” nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Ç. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2020/140 Esas, 2021/266 Karar sayılı kararı ile İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/125 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili

irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/125 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

D. İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/125 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık …’in uyuşturucu madde imal etme yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 27 yıl 6 ay hapis ve 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık …’in uyuşturucu madde imal etme yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis ve 281.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/2744 Esas, 2022/1947 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

2. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık eleştirilerek, re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine,

ilişkindir.

B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna,

4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

6. Temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine,

7. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık … bakımından yapılan değerlendirmede; 30.10.2019 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca soruşturma yapılan tanık …’ın şüphe üzerine durdurulduğu, daralı 11.85 gram sentetik kannabinoidi kolluk görevlilerine rızası ile teslim ettiği, tanık …’ın söz konusu maddeyi … No:7 D:11 sayılı adreste ikamet eden sanıktan aldığını beyan etmesi üzerine sanığın adresinde yapılan aramada ele geçen maddelerin çeşitliliği, miktarlarının fazlalığı ve imalde kullanılan uyuşturucu madde kalıntısı bulunan leğenlerle, kepçe, kaşık, huni ve imalde kullanılan ham maddeler ve kimyasallardan olan asetonun varlığı değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etme suçundan cezalandırılması gerektiği kabul edilerek sanık …’in bir suç işleme kararının icrası kapsamında, tanık …’a uyuşturucu madde sattığı ve ikametinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ettiği sabit olduğundan zincirleme suç hükümleri gereği cezasından artırım yapıldığı, sanığın diğer sanık …’i teşhis ederek yakalanmasına yardım etmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri gereği cezasından takdiren dörtte bir oranında indirim yapıldığı anlaşılmış,

Sanık … bakımından yapılan değerlendirmede; sanık …’in savunmasında ” … lakaplı açık kimlik bilgilerini bilmediğim bir şahsa kaldığım evin bir odasını kiraladım, eşyalarını koydu” şeklindeki beyanında adı geçen şahsın diğer sanık … olduğu, sanık …’in sanık …’i teşhis ettiği, ele geçen uyuşturucu ve uyarıcı maddeler ile diğer materyaller üzerinde sanık …’e ait parmak izinin tesbit edildiği, ele geçen maddelerin çeşitliliği, miktarlarının fazlalığı ve imalde kullanılan uyuşturucu madde kalıntısı bulunan leğenlerle, kepçe, kaşık, huni ve imalde kullanılan ham maddeler ve kimyasallardan olan asetonun varlığı değerlendirilerek sanık …’ in sanık …’e ait dairede uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etme suçunu işlediği anlaşılmış,

Belirtilen gerekçelerle, sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık … hakkındaki hükmün “kazanılmış hak saklı tutularken adli para cezasının 400.000,00 TL yerine bozma sonrası verilen 281.240,00 TL olarak hükmolunmak suretiyle karma uygulama yapılması” hususu eleştirilip, sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanunun 61 inci maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna ve temel cezanının alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna ve temel cezanının alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olayın meydana geliş biçimine göre Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emrine dayanılarak sanığın ikametinin aranmış olması nedeniyle arama işleminin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerekirken, temel ceza miktarının 22 yıl hapis ve 12.000 gün adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,

2. Olay tutanağı içeriğine, Beşinci Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 13.09.2021 tarihli raporuna, tanık anlatımına ve dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanığın diğer sanık … ile birlikte imal ettikleri uyuşturucu madde ile aynı cinsten uyuşturucu maddeyi, uyuşturucu madde imal edilen ikamette tanık
…’a sattığı sabit olup, “tüketen-tüketilen norm” ilkesi gereğince sadece en ağır cezayı gerektiren suç olan ”uyuşturucu madde imal etme” suçundan cezalandırılması gerekirken, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/2744 Esas, 2022/1947 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/2744 Esas, 2022/1947 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.