YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15241
KARAR NO : 2023/4368
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık …
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2020/370 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, sanık … hakkında 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık … hakkında 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/2759 Esas, 2022/2060 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve sanık …’ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların bulunduğu ikamette uyuşturucu yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, sanık … hakkında sanık hakkında ihbarın bulunması, 28.07.2020 tarihli uzmanlık raporu, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin nevi ve miktarı, tutanak tanığı beyanları, diğer sanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki uyuşturucu maddelerin sanığa ait olduğu yönündeki itibar olunan beyanları, Adli Tıp Kurumunca belirlenen ve Yargıtayca kabul edilen kriterlere göre günlük kullanılacak eroin miktarının yaklaşık 60 miligram olması, bu haliyle sanıktan ele geçirilen eroin madde miktarının yasal kullanım sınırının üzerinde olması, eroin, kokain gibi maddelerin piyasa fiyatlarının yüksekliği ve her durumda temin edilmelerinin esrar kadar kolay olmaması göz önüne alındığında failin yaşadığı yer ve maddeye ulaşma imkanı, delil durumu ve maddeyi saklama biçimi de göz önüne alındığında sanığın eyleminin satmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacak şekilde sübut bulduğu, sanık … hakkında sanık hakkında ihbarın bulunması, 28.07.2020 tarihli uzmanlık raporu, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin nevi ve miktarı, tutanak tanığı beyanları, diğer sanıklar… ve Heseyin ve …’un soruşturma aşamasında uyuşturucu maddelerin sanığa ve diğer sanık …’e ait olduğu yönündeki beyanları, her ne kadar sanıklar… ve…’ın kovuşturma aşamasında bu beyanlarından dönmüş iseler de kovuşturma aşamasında kendi vatandaşları olan sanığı korumak amacıyla beyanlarını değiştirdikleri ve soruşturma aşamasında olayın sıcaklığıyla alınan beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, adli tıp kurumunca belirlenen ve yargıtayca kabul edilen kriterlere göre günlük kullanılacak eroin miktarının yaklaşık 60 miligram olması, bu haliyle sanıktan ele geçirilen eroin madde miktarının yasal kullanım sınırının üzerinde olması, eroin, kokain gibi maddelerin piyasa fiyatlarının yüksekliği ve her durumda temin edilmelerinin esrar kadar kolay olmaması göz önüne alındığında failin yaşadığı yer ve maddeye ulaşma imkanı, delil durumu ve maddeyi saklama biçimi de göz önüne alındığında sanığın eyleminin satmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacak şekilde sübut bulduğu gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlerin sanıklara verilen adli para cezalarının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra
taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı ile yetinilmesi yerine kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm aşamalarda tercümanlı olarak savunmasını yapan yabancı sanık …’ın, Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığı ile gönderilen tercüman bulunmaksızın iradesinin açıklandığı 17.04.2023 tarihli dilekçesinde“… Cezai kabul etmek istiyorum, bir an önce kapatılmasını ve müddetnami göndermenizi istiyorum.” şeklindeki beyanlarına istinaden işlem yapılamayacağından, sanığın onama talebi geçerli kabul edilmeksizin inceleme yapılmıştır.
5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı hususu düzenlenmiş olup, mahkemece sanık … hakkında tekkerrür uygulamasına esas alınan ilamda 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı ve bu nedenle sanığın ikinci kez mükerrer olduğu anlaşıldığı halde cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık … hakkında kasten işlediği suçtan hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına, suçun sübutuna ve temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanıklar müdafileri ve sanık …’in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … hakkında 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
C. Adli Emanetin 2020/10433 sırasında kayıtlı bizatihi suç teşkil etmeyen uyuşturucu madde ambalajlarının 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesi yerine 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ve sanık …’in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/2759 Esas, 2022/2060 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin,
A. Sanık … hakkındaki 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibaresinin eklenmesi,
B. Müsadere ile ilgili bölümünde yer alan “…maddesi ve tüm ambalajlarının 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine” ibaresinin çıkarılması ve yerine “maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, tüm ambalajlarının 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.