YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15322
KARAR NO : 2023/4713
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1281 E., 2021/1182 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (Sanıklar … ve … hakkında) 2. Beraat (Sanıklar …ve S…hakkında)
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı ( Sanıklar …ve S…aleyhine ), sanıklar … ve … müdafileri ile sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1.Temyiz isteminin reddi (Sanık … yönünden), 2. Esastan ret, (Sanıklar …, … ve S…yönünden)
Sanık … hakkında, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin,12.07.2018 tarihli ve 2017/35 Esas, 2018/217 Karar sayılı kararı ile “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca kurulan “5 yıl hapis ve 4.160,00 TL adli para cezası” ile mahkûmiyete ilişkin
hükmün bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak, aynı cezaya hükmedilmesi ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği;
Sanıklar …, …ve S…hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 12.07.2018 tarihli ve 2017/135 Esas, 2018/217 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan,
1. Sanık …’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 4.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna;
2. Sanıklar … ve…’un 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
3. Sanık …’in, atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin, 07.03.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/403 Karar kararı ile;
1. Sanıklar … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine;
2. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine;
3.Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 07.03.2019 tarihli kararının, Cumhuriyet savcısı (Sanıklar …, …ve S…aleyhine) ve sanık … müdafii taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 12.10.2020 tarih ve 2020/5445 Esas, 2020/5335 Karar sayı ile verilen karara, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 09.11.2020 tarihinde yapılan itiraz üzerine, Dairemizin 26.04.2021 tarihli, 2020/20134 Esas ve 2021/5090 Karar sayılı kararı ile itirazın kabulü ile 12.10.2020 tarihli karar kaldırılarak, “Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının “aleyhe” istinaf isteminin, bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan inceleme sırasında dikkate alınmadığı, sanık … müdafiinin istinaf istemi ile sınırlı olarak inceleme yapıldığı anlaşılmakla, eksik yapılan istinaf incelemesi sonucu, sanık hakkında verilen “5 yıl hapis ve 4.160 TL adli para cezasına yönelik istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine” ilişkin kararın, 5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu değerlendirilemeyeceğinden, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık … hakkındaki hükme yönelik “aleyhe” temyiz istemi üzerine inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamına göre, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 12.07.2018 tarih, 2017/135 esas ve 2018/217 karar sayısı ile, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık …’in beraatine ; sanıklar … ve…’un, “12 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezasına mahkûmiyetlerine” ; sanık …’un ise “5 yıl hapis ve 4.160 TL adli para cezasına mahkûmiyetine” karar verildiği, söz konusu hükümleri sanıklar …, S…ve … müdafileri ile birlikte istinaf eden Cumhuriyet savcısının, gerekçeli istinaf dilekçesinde, “sanık …’in mahkûmiyetine karar verilmesi; diğer sanıkların cezalarında 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca arttırım uygulanması gerektiğini” belirterek, tüm sanıkların aleyhine istinaf talebinde bulunduğu; Bölge Adliye
Mahkemesince ise, Cumhuriyet savcısının, sadece sanık … hakkındaki beraat hükmünü aleyhe istinaf ettiği kabul edilerek yapılan incelemede, sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin istinaf isteminin esastan reddine; sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin düzeltilerek istinaf istemlerinin esastan reddine; sanık … hakkında ise, mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ortadan kaldırılarak beraatine karar verildiği ; Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin, sanık … müdafii ile birlikte temyiz eden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının 12.03.2019 tarihli temyiz dilekçesinde, “sanıklar S…ve Sezer’in eylemlerinin sabit olduğunu; sanık …’un beraatine ilişkin kabule göre, sanık … hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması gerektiğini,” belirterek, sanıklar…, …ve …’un aleyhine temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesi Cumhuriyet savcısının “sanıklar …,…, … ve … hakkında “ 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları ve 43 üncü maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiğine” ilişkin istinaf isteminin, sanıklar …, S…ve … hakkındaki hükümler yönünden değerlendirilmediği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin, niteliği itibariyle sanıklar …,…, …ve … hakkında kurulan hükümler yönünden birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına, hakkında aleyhe temyiz bulunmayan sanık …’in sonuç ceza yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/1281 Esas, 2021/1182 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanık …’un 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 4.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna;
2. Sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna;
3. Sanıklar …ve…’un, atılı suçu işledikleri sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
E.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin reddi ile sanıklar …, … ve S…hakkındaki hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddi ile hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1. Gerekçeli kararda esas hakkında mütalaaya yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, 2. Sanıklar S…ve …in eylemlerinin sabit olduğuna,
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca sorumlu olduğuna, iştirak iradesinin bulunmadığına, 2. “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine,
C. Sanık … ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, 2. Etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, 3. Kesinleşen ve hukuki kesinti bulunmayan diğer dava dosyası yönünden zincirleme suç hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamında yer alan istihbari raporun, iletişimin tespiti tutanaklarının, fiziki takip ve olay tutanaklarının. uzmanlık raporlarının, HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporlarının, aracın GPS kayıtlarına ilişkin tutanağın, 5271 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesi uyarınca düzenlenen raporların içerikleri, sanıkların aşamalardaki savunmaları ile tanık Sercan’ın beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanık …’un, kiralık araçla İl dışından getirdiği daralı 5.654 gram esrarı, Niğde İlinde sanık …’e teslim ettiği olayda, sanıklar … ve …’in “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediklerinin sabit olduğu, ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki diğer ölçütler dikkate alınarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı, sanık …’un beyanı ile kendi suçunu ve sanık …’in suçunu ortaya çıkarması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık indirimi yapıldığı ve takdiri indirim uygulandığı; sanık …’in adli sicil kaydındaki kayıtları dikkate alınarak hakkında takdiri indirim uygulanmadığı; sanıklar …ve …’un ise atılı suçu işlediklerine dair haklarında ihbar ve fiziki takibin bulunmaması, ele geçen
uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu materyaller üzerinde parmak izlerinin tespit edilememesi hususları dikkate alındığında, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle, sanıklar … ve …’in mahkûmiyetlerine; sanıklar S…ve …in beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık … hakkında, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2017/35 Esas, 2018/217 Karar sayılı kararı ile “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca kurulan “5 yıl hapis ve 4.160,00 TL adli para cezası” ile mahkûmiyete ilişkin hükmün bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak, aynı cezaya hükmedilmesi ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
B. Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı; dosya kapsamında yer alan delillerle sanık …’in eylemi sabit olup, beyanı ile kendi suçunu ortaya çıkardığından söz edilemeyeceğinden, etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunmadığı; sanığın adli sicil kaydında yer alan “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçuna ilişkin ilam yönünden, temyize konu suç tarihinden önce iddianame düzenlendiği ve dolayısı ile hukuki kesinti oluştuğundan, zincirleme suç hükümleri yönünden değerlendirilmesine gerek olmadığı anlaşılmakla, sanığın ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık … hakkındaki beraat hükmünün incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
D. Sanık … hakkındaki beraat hükmünün incelenmesinde;
Suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği aracı kiralayarak, sanık …’a veren sanık …’un eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “fiilin işlenmesinde kullanılan aracı sağlama” niteliğinde olduğu gözetilmeden, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünün “A.” bendinde açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/1281 Esas, 2021/1182 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü ve Sanık … Hakkındaki Beraat Hükmünün İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünün “B. ve C.” bentlerinde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/1281 Esas, 2021/1182 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, sanık … ve müdafileri taraflarından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkındaki Beraat Hükmünün İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünün “D.” bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/1281 Esas, 2021/1182 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.