YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1538
KARAR NO : 2023/5373
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 03.12.2013-14.01.2014
KARAR : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde
bulundurma suçundan hükmün açıklanmasını geri
bırakılması kararı
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması
kararlarının kaldırılması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/875 değişik iş sayılı kararı ile, sanıklar hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlarına itirazların kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.01.2022 tarihli ve 2016/4720 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/7637 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/7637 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli kararı ile “sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını isteyip istemediği sorulmaksızın karar verildiği” gerekçesiyle itirazın kabulüne dair karar verilmiş ise de;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24.12.2018 tarihli ve 2018/5558 Esas, 2018/9806 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 188 veya 190 ıncı maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191 inci madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmesinin öngörüldüğü, belirtilen hükme göre, anılan Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, 28.06.2014 tarihi itibarıyla uyuşturucu madde ticareti suçundan yapılan yargılama esnasında suçun münhasıran aynı Kanun’un 191 inci maddesinde tanımlanan “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçunun kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunlu olduğundan, sanıkların rızası aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanıklar hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, sanık … hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2014 tarihli ve 2014/28640 Soruşturma, 2014/21683 Esas, 2014/1881 sayılı iddianamesi ile, sanık … hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2014 tarihli ve 2014/51245 Soruşturma, 2014/27844 Esas, 2014/2726 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı,
B. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2014/233 Esas, 2015/875 Karar sayılı kararı ile; sanıkların eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanıklar müdafilerinin karara itiraz ettikleri,
C. İtirazları inceleyen mercii Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.12.2015 tarihli ve 2015/875 değişik iş sayılı kararı ile; sanıklara hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmedikleri sorulmadan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle, sanıklar müdafilerinin itirazlarının kabulüne, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2014/233 Esas, 2015/399 Karar sayılı hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararlarının ortadan kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
D. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun;
a. 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b. 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu anlaşıldığından; sanıkların rızası aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği gözetilmeden, sanıklara hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediklerinin sorulmadığı gerekçesiyle “itirazın kabulüne” karar verilmesi kanuna aykırı ise de;
Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2014/233 Esas, 2015/875 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği halde olayda uygulama olanağı bulunmayan 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi Kanun’a aykırıdır. Bu nedenle, kanuna aykırı şekilde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının ortadan kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmelidir. Bu hukuka aykırılığı giderebilmek için, mercii tarafından itirazın kabulüne karar verilmelidir. Merciin itirazın kabulü kararı sonuç olarak doğru olmakla birlikte, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uygulanmak suretiyle Kanuna uygun şekilde yeni bir karar verilebilmesini sağlamak amacıyla gerekçe yönünden bozulmalıdır. Açıklanan nedenlerle, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/875 değişik iş sayılı kararı sonuç olarak doğru olmakla birlikte kararın gerekçe yönünden kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş, kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/875 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.