Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/15385 E. 2023/931 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15385
KARAR NO : 2023/931
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A- Bolvadin Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca

cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B- Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2014 tarihli ve 2014/38 Esas, 2014/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
C- Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/128 Esas, 2014/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6000 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
D- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18.06.2019 tarih, 2017/1911 Esas, 2019/3992 Karar sayılı kararı ile karar bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama ile Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/142 Esas, 2019/227 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanığın Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddesi uyarınca 6000 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
E- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.01.2021 tarih, 2020/3907 Esas, 2021/1310 Karar sayılı ilamı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan basit yargılama usulünün uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılama ile Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli, 2021/54 esas, 2021/84 Karar sayılı kararı 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5100 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
F- Sanığın 17.05.2021 tarihli itirazı ile dosya tekrar ele alınarak Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli, 2021/162 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6000 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından gönderilen çağrı yazısının kendisine ulaşmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci ve sekizinci fıkrası ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci, maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının sanığın MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tebliğ edildiğinin dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli 2021/162 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.