Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/15399 E. 2023/2116 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15399
KARAR NO : 2023/2116
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/272 Esas, 2014/277 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/272 Esas, 2014/277 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.05.2021 tarihli ve 2018/2622 Esas, 2021/6017 Karar sayılı kararı ile;

1. 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, savunmanın alınıp karar verilen tarih olan 04.12.2014 tarihinde 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/347 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile

cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Eksik inceleme ile karar verildiğine,

3. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verildiğine,

4. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde uyuşturucu madde satanların yakalanması amacıyla polisin başlattığı çalışmalar kapsamında şüphe üzerine sanığın durdurulduğu, yapılan aramada 5-fluoro-PB-22 etken maddesini içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, ifadesine başvurulduğunda İstihkam Okulu Merkez Komutanlığı 1. Bölük Bölgesine uyuşturucu madde satmaya gittiğini beyan ettiği, bozma sonrası ifadesine başvurulan sanığın ifadesinde kısmi değişiklik yaparak, bu kez söz konusu maddeyi askerdeyken … ve … isimli askerlerin satmak için kendisine bıraktıklarını, ancak kendisinin satmadığını beyan ettiği, sanığın sonradan değişen anlatımının olası cezadan kurtulmaya yönelik olduğu ve dosyadaki önceki savunması ve tanık anlatımları karşısında inandırıcı görülmediği için değişen anlatımlarına mahkemece itibar edilmeyerek, sanığın satmak amacıyla ele geçirilen uyuşturucu maddeleri bulundurmak suretiyle sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Olay tutanağı içeriği, sanık savunmaları, suça konu uyuşturucu madde miktarı ve tüm dosya kapsamına göre; sanık mahkemedeki savunmasında kullanım sınırında bulunan uyuşturucu maddeyi, birlikte askerlik yaptıkları ve haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen … ile … isimli askerlerin satması için bıraktıklarını beyan ederek kendi suçunun vasfının ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/347 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.