YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15442
KARAR NO : 2023/2427
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci
fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık … müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık … hakkında ise 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2017/140 Esas, 2018/414 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 140,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık …’in ise uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/2058 Esas, 2018/1751 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık … yönünden re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve sanık …’in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık …’in temyiz sebepleri özetle;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … in 21.12.2015 tarihinde tanık Cumhuriyet’e, 22.12.2015 tarihinde tanıklar … ile ……, 06.01.2016 tarihinde tanık…’e, 11.01.2016 tarihinde tanıklar ….. ile …..’a eroin sattığı ve duvara gizlediği eroinin ekle geçirildiği, sanık …’ın ise 23.01.2016 tarihinde tanıklar ….,… ve……’a uyuşturu madde sattığı olaylarda; istihbari bilgi, muhbir beyanı ve iletişim tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması tutanakları ile fiziki takipler göz önüne alınarak sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu, kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.02.2022 tarih, 2019/16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında da belirtilmekte ve sanığa hükmün tebliğ edilmediği anlaşılmakta ise de; sanığın karara karşı temyiz ve eski hale getirme talebinde bulunması nedeniyle kararı öğrendiği anlaşılmakla kararın tekrar sanığa tebliğ edilmesi gerekli görülmemiştir.
Temyiz istemine konu kararın, sanık müdafiinin elektronik posta adresine 17.01.2019 tarihinde ulaşmakla, 22.01.2019 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, müdafiin kararı temyiz etmediği anlaşılmıştır. 6099 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun), “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinin ilgili bölümü; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”
Şeklinde hükümler içermektedir.
5271 sayılı Kanun’un “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39 uncu maddesinin birinci fıkrası; “Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.” şeklinde, aynı maddenin dördüncü fıkrası ise “Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.” biçiminde düzenlenmiştir. Gün ile belirlenen sürelerin, tebliğin yapıldığı tarihin ertesi gününden itibaren işlemeye başlayacağı ve son günün tatile isabet etmesi durumunda sürenin tatil gününü takip eden ilk iş günü sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
Sanık müdafiinin elektronik tebligat adresine gönderilen, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.10.2018 tarihli ve 2018/2058 Esas, 2018/1751 Karar sayılı kararı, 17.01.2019 tarihinde elektronik posta adresine ulaşmıştır. Bu itibarla 7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesinin dördüncü fıkrası gereği bu tarihten beş gün sonra ilgili evrak tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Sanık müdafiine usulüne uygun olarak tebliğ edilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on beş günlük yasal süresinden sonra 17.10.2020 tarihinde sanık tarafından eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz edildiği anlaşıldığından, sanığın süresinde olmayan temyiz ve yerinde görülmeyen eski hale getirme isteklerinin reddi gerekmektedir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ilgili kararın sanık müdafiine 22.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresinin son gününün, tatil gününe rastlamayan 06.02.2019 tarihi olduğu, ancak sanığın bu süre geçtikten sonra 17.10.2022 tarihinde sunduğu eski hale getirme ve temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın süresinde olmayan temyiz ve yerinde görülmeyen eski hale getirme isteklerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/2058 Esas, 2018/1751 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.