YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15601
KARAR NO : 2023/320
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16/09/2022 tarihli ve 2022/117 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 14/10/2022 tarihli ve 2022/3161 Esas, 2022/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin uygulanması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Aramanın hukuka aykırı şekilde icra edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suç tarihinde, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi
kapsamında sayılan yerlerden olan İlköğretim Okuluna 45,59 metre yakınlıkta iken tanık …’dan para alıp bir paket verdiğinin görülmesi üzerine durdurulan tanık …’da 1 paket, sanığın üzerinde 4 paket ve sanığın kaldığı otel odasında 10 paket halde kokain ele geçirilmesi nedeniyle sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Fiziki takip altında bulunan sanığın, tanık …’dan para alıp bir paket verdiğinin görülmesi üzerine durdurulan sanık ile tanığın üzerlerinde ve akabinde sanığın kaldığı otel odasında uyuşturucu maddelerin ele geçtiği, sanığın üzerinde ve kaldığı otel odasında ele geçen uyuşturucu maddelerin paketlenme şekli ve miktarı değerlendirildiğinde eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu, sanığın kaldığı otel odasında yapılan aramada sanığın ve sanıktan başka bir hazirunun da arama sırasında hazır bulundurulması nedeniyle arama işleminde bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, tutanak tanığının beyanlarından sanığın kaldığı otel odasının sanığın üzerinde bulunan anahtar vasıtasıyla tespit edildiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir hizmet veya yardımının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin olarak, sanığın, tanık …’a sattığı iddia olunan maddeye ilişkin ekspertiz raporunun dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla, suça konu maddelerin uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğinde olup olmadığına ilişkin ekspertiz raporu var ise aslı veya onaylı örneğinin temin edilerek dosyaya konulması, yok ise rapor aldırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğini gözetilmemesi,
B. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklikle adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 14/10/2022 tarihli ve 2022/3161 Esas, 2022/169 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.