Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/15715 E. 2023/3102 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15715
KARAR NO : 2023/3102
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf
başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Bozma
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Dairemizin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/10954 Esas, 2022/10009 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KD-2022/150337 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, bozma ilamından önce 26.09.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçen sanığın yabancı uyruklu olmasına ve her duruşmada tercüman eşliğinde beyanları alınmasına rağmen sanığın cezaevi idaresi aracılığı ile göndermiş olduğu dilekçesindeki temyiz hakkından vazgeçme talebinin tercüman eşliğinde açıklattırılarak, bunun sonucunda sanığın açık iradesine göre sanık müdafiinin temyiz talebi hakkında karar verilmesi gerektiğinden, sanık hakkındaki hükmün bozulmasına ilişkin kararın hukuka aykırılık oluşturduğundan bahisle bozma ilamının kaldırılması ve söz konusu eksiklik giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi, itiraz yerinde görülmediği takdirde ise 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Hükmün, süresinde temyiz edilmesinden sonra, aşamalarda tercüman vasıtası ile savunması alınan yabancı uyruklu sanığın, tutuklu bulunduğu…Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile gönderdiği 26.09.2022 ve 14.12.2022 tarihli dilekçelerinde yer alan, “… …istinaf ve temyiz yoluna başvurma hakkımdan feragat ediyorum, kararın kesinleştirilmesini talep ederim…” şeklindeki dilekçelerinin açıklattırılması için bulunduğu ceza infaz kurumuna yazılan müzekkereye verilen cevabî yazının ekinde bulunan İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/3 Esas sayılı dosyası üzerinden düzenlenen tercüman eşliğinde alınan 28.03.2023 tarihli ifade tutanağında, sanığın, “Dilekçemdeki imzalar bana aittir, mahkemenizce hakkımda verilen 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasına yönelik cezaları kabul ediyorum, temyiz hakkımdan vazgeçiyorum, dosyanın kesinleşmesini istiyorum ve müddetnamenin gönderilmesini istiyorum.” şeklinde beyanda bulunması karşısında, talebinin temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olduğunun anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/10954 Esas, 2022/10009 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA,
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24.03.2022 tarihli ve 2022/74 Esas, 2022/829 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın tercüman eşliğinde alınan 28.03.2023 tarihli ifadesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.